|
Ana
Baba Okulu Seminer Notları
Aile Kuralları
Her aile gerek açık gerekse kapalı olarak kurallarını belirlemiştir. Sağlıklı
ailede kurallar gizli değil açık olarak belirlenmiştir. Aile içindeki bireyler
birbirlerinin iyi tanırlar, duygular karşılıklı olarak hissedilir. Evde eşitlik söz
konusudur. Mutlaka ki zaman zaman her evde küçük de olsa çatışmalar yaşanır. Hiç
çatışma yaşanmayan bir evde büyük olasılıkla maskeler takılıdır. Yani sosyal
maskeler iletişimde bulunuyordur. Çatışma uzun süreli ilişki içinde olan kişiler
arasında doğal olarak ortaya çıkar. Önemli olan çatışmanın çıkmasını önlemek
değil, çatışma çıktığı zaman kişilerin birbirleriyle nasıl etkileşim
kuracağının bilinmesidir. Aralarında çıkan çatışmayı birbirlerini kırmadan
çözebilme becerisini gösteren çiftler sağlıklı bir aile kurar.
Sağlıklı Bir
Ailede Sorunları Çözmek İçin Kullanılan Yöntemler:
- Duygu ve düşünceler olduğu gibi,abartılmadan ortaya konulmalıdır.
- Sorunlar şimdiki bağlam içinde ele alınmalı ve eski birikimler işin içine
sokulmamalıdır o Kesinlikle öğüt verme kullanılmamalı, davranışlar somut bir
biçimde ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.
- Yargılamaya gidilmemeli, kişiler kendi duygu ve düşüncelerini ifade
edebilmelidirler.
- Duygu ve düşünceler, ne az ne eksik, olduğu gibi olduğu gibi ifade edilmelidir;
karşısındakinin ne beklediğine ya da en mükemmel olması gerektiğine göre
ifadeler aranmamalıdır.
- Konunun özü ile konuya ilişkin olmayan ayrıntılar birbirinden ayırt edilmelidir.
Örneğin siz çocuğunuza "iki saat geciktin" dediğinizde, çocuğunuz size:
"hayır bir saat kırk beş dakika geciktim" dememelidir.
- Sorun çözmede etkin dinleme kullanılmalıdır.
- Belirli bir zaman konusu içinde ancak bir çatışma üzerinde durulmalı, başka
çatışma konuları çatışmaya katılmamalı.
Örneğin: "hem geç kalıyorsun hem de bana yardım etmiyorsun" diyerek iki
konuyu birden ortaya atmamak gerekir.
- Birinin haklı çıkması yerine her iki tarafın da anlaşabileceği bir çözüme
yönelmek gerekir. "ben haklıyım, sen yanlış hareket ediyorsun" tarzında
davranmamak gerekir. Diyalog, "onların konuşması, bizim yanıt vermemizdir."
veya yanıt vermeyip bir gülümsemeyle -ama bildiğini ifade eden bir
gülümsemeyle-başımızı sallayarak sorunlarını anladığımızı, tam olarak
anladığımızı ve karşılıklı konuştuğumuz takdirde sorunu çözebileceğimizi
anlamalarını sağlamamızdır. Çünkü, birisiyle konuşmak, yani diyalog, güven
oluşturur ve güven de bizim her şeyden çok gereksinimimiz olan şeydir.
Sağlıksız
Ailede Gizli Kurallar:
Sağlıksız ailede kurallar bilinçaltındadır. Gizli ya da açığa çıkmamıştır.
Bu kuralları kimse tartışamaz. İşte sağlıksız ailede geçerli olan kurallar
şunlardır:
1. Denetleme: Çocuk duygu ve düşüncelerini ifade ederken hep korku
içindedir. Ya da duygularını ifade edemez, bastırır. Söyleyeceklerini hep önceden
kestirmek zorundadır. Kendiliğinden ortaya çıkan davranış kötüdür, affedilmez. Bu
tür ailelerde sağlıklı bir güven ortamı söz konusu değildir.
2. Mükemmeliyetçilik: Yapılan her işte, girilen her sınavda kişinin
mükemmel olması beklenir. Her şey göstermeliktir, başkasının beğenmesi için
yapılır. Mükemmeliyetçilik kişinin kendi gerçeğinin hiçbir değeri olmadığını
kendi düşünüş ve değerlendirilişinin önemsiz olduğunu ifade eder. Bu ortamda
yetişen çocuğun temel duygusu umutsuzluktur. Kendilerini değersiz, yetersiz bulurlar.
3. Suçlama: Suçlama olayları olduğu gibi kabul etmemenin bir
sonucudur. Yapılan suçlamalar her şeyin denetim altında tutulması gerektiği ve
yapılan her şeyin mükemmel olmasının zorunlu olması gerektiğini ortaya çıkarır.
Bu durum ise kişide kaygı ve utanç duygularını yaratır.
4. Beş temel özgürlüğün inkârı: Sağlıksız ailede kişilerin
doğal olarak geliştirdikleri algılama, duygu, düşünce, davranış, arzu ve
amaçları inkâr edilir. "İçinden geldiği gibi değil; mükemmeliyetçi kurala
uyarak, başkalarının senden beklediği biçimde algıla, duygulan, düşün,davran,
arzu et, ve amaç edin." Bu durum kişinin kendi gerçeğini inkâr etmesine neden
olur. Böylece kişi tamamen dışa bağımlı, kendi iç dünyasıyla ilişkisi kopuk,
robot gibi yaşar. Böyle bir kişinin mutlu olması da söz konusu olmaz.
5. Konuşmanın yasak olması: Sağlıksız bir ailede özellikle
çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmesine olanak verilmez. Bu durum
çocuklarda değersizlik duygularına neden olur.
6. Küskünlük ve kırgınlıkların sürdürülmesi: Aile içindeki
kırgınlık ve küskünlüklerin sürdürülmesi, kişilerin birbirlerini anlamasını ve
sorunun çözülmesini engeller.
7. Kimseye güvenmeme: Sağlıksız bir ailede kimse kimseye güvenmez.
Aslında güven var gibi görünse de temelde güvensizlik vardır. Sağlıksız ailede
yetişen kişi kimseden saygı ve gerçek sevgi görmediği için kimsenin kendisine
yardım edemeyeceğine inanır. Yardım etmek isteyenlerin "mutlaka art düşüncesi
vardır, çıkarı vardır" diye düşünür. Sağlıksız ailede yetişen kişilerin
kendilerine güveni olmaz. Bu kişiler genellikle dıştan denetimli bireyler olurlar.
Dinleme
Becerileri Edilgin dinleme (sessizlik):
Karşısındakinin konuşmasına olanak tanıma. Edilgin dinleme kişiye: o Duygularını
duymak istiyorum. O Duygularını kabul ediyorum. O Benimle paylaşmak istediğin konuda
vereceğin karara güveniyorum. O Bu senin sorunun, sorumlu sensin." gibi güçlü
mesajları verir. Kabul ettiğini gösteren tepkiler: Sessizlik iletişimi engellemekle
birlikte çocuğa kabul edilmediği izlenimini de verebilir. Ona sessizce dinlerken
yanlış anlamalara neden olmamak için gerçekten tüm dikkâtimizi verdiğimizi
göstermeliyiz. Bunu yapmak içinse karşımızdakine sözlü ve sözsüz mesajlar
iletmeliyiz. "Hı hı, evet, seni anlıyorum..." gibi sözlü mesajlarla; baş
sallama, jestler ve mimiklerle, beden duruşu gibi sözsüz mesajlarla karşımızdakine
gerçekten onu dinlediğimiz hissini vermemiz gerekir. Konuşmaya açık davet:
Çocuklar sorun ve duygularını dile getirmekte güçlük çekerler. Konuşmak için
yüreklendirilmek isterler. Şu örnek cümlelerle konuşmaya davet sağlanabilir:
O konuda konuşmak ister misin?
Bu olay karşısında neler hissettin?
Bana örnek verir misin?
Bu konuda neler düşünüyorsun?"
Etkin dinleme: Etkin dinlemede
kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarının kavranması gerekir. Etkin dinleme
çocukların duygu boşalımına yardım eder. Çocukların duygularını keşfetmelerine
yardımcı olur. Etkin dinleme çocukların olumsuz duygulardan korkmamalarına yardım
eder, ana - baba - çocuk arasında sıcak bir dostluk geliştirir. Duyulduğunu ve
anlaşıldığını bilmek öylesine hoş bir duygudur ki, konuşan dinleyene karşı bir
yakınlık duyar. Çocuklar sevgiye tepki verirler. Kişi empati kurup doğru olarak
dinleyince karşısındakini anlar. Bir anlamda kişi kendisini karşısındaki kişinin
yerine koyar. Empati kurmayı öğrenen anne ve babalar çocuklarına daha fazla anlayış
gösterirler.
Devamı ( Etkin
Etkili Dinleme Becerileri ) |