|
Ana
Baba Okulu Seminer Notları
Etkin Dinleme
İçin:
1-Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu onun için zaman ayırmak anlamına
gelir. Zamanınız yoksa bunu çocuğunuza söylemelisiniz.
O andaki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemezseniz isteyinceye
kadar bekleyin.
2-Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne denli farklı olursa olsun onun
duygularını gerçekten kabul etmelisiniz.
3-Çocuğun duygularını tanıdığına, onlarla baş edebileceğine ve sorunlarına
çözüm bulma yeteneğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni çocuğunuz sorunları
kendi başına çözdüğünü gördükçe kazanacaksınız.
Duyguların sürekli değil, geçici
olduğunu anlamalısınız. Duygular geçicidir. Çocuğunuzu diğerlerinden farklı ayrı
bir birey olarak algılamalısınız. Bu "ayrılık" çocuğun kendi
duygularının olmasına, nesneleri kendisine göre algılamasına "izin"
vermenize destek olur. "Ayrılık"ı, yalnızca hissetseniz bile çocuğa
yardımcı olabilirsiniz. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ancak
karışmamalısınız. Etkin dinlemenin en uygun zamanı
çocuğun sorunu olduğunu gösterdiği andır. Ana-babalar çocuklarının duygularını
dile getireceklerini hissedecekleri için çoğunlukla bu anı kolaylıkla
yakalayacaklardır. Tüm çocukların öğretmenleri, arkadaşları, ana- babalarıyla,
kardeşleri hatta kendileri ile ilgili problemleri olabilir. Bu sorunlar onların stres
yaşamalarına neden olabilir. Bu tür sorunların çözümü için yardım alan çocuklar
daha kendine güvenli ve daha güçlü olurlar. Yardım almayanlarsa duygusal açıdan
sorunlar yaşarlar. Etkin dinlemenin uygun zamanını bilmek için ana-babaların
"bir sorunum var" türünden tümceleri duymaya açık olmaları, ancak önce
çok önemli olan "SORUN KİMİN?" ilkesini bilmelidirler .
Ana-baba-çocuk ilişkisinde üç durum vardır:
1.Çocuğun herhangi bir gereksinimi engellenmişse sorunu var demektir.
Çocuğun o anki davranışı anne-babanın gereksinimini karşılamasına somut bir
biçimde engel yaratmadığı için sorun ana-babanın değil, SORUN ÇOCUĞUNDUR.
2.Çocuğun gereksinimleri engellenmeyip karşılanmakta ve davranışı
anne-babasının gereksinimini karşılamada somut bir engel de yaratmamaktadır.
Bu nedenle ilişkide SORUN YOKTUR.
3.Çocuğun gereksinimleri karşılanmakta ancak davranışı anne-babasının
gereksini-minin karşılanmasını somut bir biçimde engellemektedir. Şimdi
SORUN ANNE-BABANINDIR.
Çocuğun sorunu olduğu zaman
anne-babanın ETKİN DİNLEMESİ için en uygun zaman-dır. Ancak sorun anne
babadayken uygun değildir. Çocuk sorun yaşıyorsa etkin dinleme ile onun kendi
sorunlarına çözüm bulmasına yardım edebilirsiniz. Etkin dinlemenin aşırı
kullanılması ya da uygun zamanda ve durumda kullanılmaması işlerlik sağlamaz. Bu
nedenle daha öncede belirtildiği gibi zamanlamanın ve koşulların sağlanması
gerekir.
Ben
Dili:
Genellikle anne ve babalar iletişimde "sen dili" ni kullanıyorlar. Sen
iletileri duygu ifade etmez. Genellikle emir verme yargılama, öğüt verme gibi
iletişim engellerini içerir.
Örneğin:
Konuşma artık
Yapmamalısın
Dersine çalışmazsan
Yaramazlık yapıyorsun
Bebek gibisin
Dikkat çekmek istiyorsun
Daha iyi öğrenmelisin......
Ana-baba çocuğun davranışını
kabul etmediği zaman o davranış nedeniyle ne hissettiğini çocuğa söylerse ileti
"SEN İLETİSİ"nden "BEN İLETİSİ"ne dönüşür. Yani ben dilinde
duygular konuşur. "Eğer bugün çok yaramazlık yaparsan ben çok üzülürüm."
"Akşam
yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğim diye endişeleniyorum." "Yorgun olduğum zaman
canım oyun oynamak istemiyor."
Gerçekten de uyguladığınız
takdirde çocuktan beklediğimiz davranışların oluşma-sında "ben dili"nin
ne kadar etkili ve doğru bir iletişim aracı olduğunu göreceksiniz. Ben dili çocuğun
ana babasının kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu
gibi çocuk - ana baba ilişkisi için de daha sağlıklıdır. Ben dili çocuğu
direnmeye, isyan etmeye yöneltmez. Örneğin dışarı çıkmak için direnen bir
çocuğa: "Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın" demek mi doğrudur;
yoksa "hava karardığı için sokağa çıkman beni endişelendiriyor. Bu yüzden
gitmeni istemiyorum ama, yarın erken saatte arkadaşla-rınla birlikte olmana izin
verebilirim." demek mi doğrudur? Tabii ki ilk cümle sen iletilerini içerdiği
için çocukta bir direnme ya da isyana yol açacaktır. Ancak ikinci cümlede duyguların
ifadesi söz konusu olduğu için ben dilini kullanmak daha etkilidir. Çünkü ben dili
davranışı değiştirme sorumluluğunu çocuğa devreder.
Devamı ( Sorun
Çözme Becerileri )
|