PAYLAŞ

Çocuklarda Davranış Bozukluklarının Dört Amacı

Psikiyatrist Rudolf Dreikurs davranış bozukluklarını dört kategoride toplamıştır. “Amaçlar” adını verdiği kategorilerde davranış bozukluğunun çocuğa belli kazançlar sağladığını ileri sürer.




Davranış Bozukluklarının Dört Amacı

Çocuk umutsuzluğa kapılınca davranış bozukluğu gösterir. Yararlı olabileceğine inanmaz, kendini işe yaramaz olarak görür. Bunun sonucunda da davranış bozukluğu göstererek bir şeye ait olduğunu belirtir.

Psikiyatr Rudolf Dreikurs davranış bozukluklarını dört kategoride toplamıştır. “Amaçlar” adını verdiği kategorilerde davranış bozukluğunun çocuğa belli kazançlar sağladığını ileri sürer. Bu amaçlar yetişkinlerin davranışlarında da göze çarpar. Daha ileriki yaşlarda davranış bozukluklarının gittikçe azaldığı görülür. Anne-baba iki basit yöntemle. çocuğun davranış bozukluğunun altın da yatan nedeni ortaya çıkarabilir. Davranış bozukluğu bir amaç taşıyorsa bunun sonuçlarını inceleyerek nedenini anlamak mümkündür. Buna göre;

1-Çocuğun davranışları karşısında kendi tepkilerinizi gözleyin. Sizin duygularınız çocuğun amacını açıklayacaktır.

2-Çocuğunuzun davranışlarını düzeltme çabanıza, onun verdiği tepkileri izleyin. Bu onun neyin peşinde olduğunu gösterecektir. Kısacası sadece davranışın olumsuzluğuna değil, davranış sonunda elde edilen sonuçlara bakmayı öğrenin. Davranışın sonucu gerçek amacı gösterecektir.

Şimdi bu teknikleri göz önünde bulundurarak Dreikurs’un 4 kategoride topladığı davranış bozukluğunun amaçlarını görelim.

DİKKAT ÇEKME

Küçük çocuklardaki dikkat çekme huyu evrenseldir. Çocuk önce dikkati olumlu bir biçimde çekmeyi dener. Ancak başaramazsa uygun olmayan yollara başvurur. Çocuk ancak dikkat çekerek varlığını ortaya koyacağına inanmışsa, o zaman görmezlikten gelinmektense, olumsuz da olsa dikkat çekmeyi tercih edecektir.İki aşamalı kuralımızı izleyerek çocuğun davranışının altında yatan nedenin dikkat çekmeyi amaçlayıp amaçlamadığını anlayabiliriz. Çocuğa kızmışsanız. ya da onu dil dökerek ikna etmeye çalışmışsanız çocuk amacına ulaşmış demektir.

Sık sık bu yola başvuran çocuğa, dikkati daha olumlu yollardan da çekebileceğini anlatmalıyız. Onun olumlu davranışları üzerinde durmalı, mümkünse davranış bozukluğunu fark etmemiş gibi davranmalıyız. Bir başka yol ise; anne-babanın, o anda, çocuğun hiç beklemediği bir biçimde, onunla ilgilenmesidir.Sadece talep edildiğinde ilgi göstermek yanlış olur. Olumlu bile olsa bu tür ilgi çocuğun uygun olmayan davranışlara girmesini güçlendirecektir. En iyi ilgi, çocuğa onun beklemediği zaman verilendir.

GÜÇ KAZANMA

Güç kazanma peşinde olan çocuk ancak lider olunca önemli biri olacağı hissine kapılır. “Kimse beni bir şey yapmaya zorlayamaz!“ şeklindeki düşüncesiyle hükmetmeyi, kendi istediklerini yapmayı tasarlar. Anne-baba çocuğa itaat etmeyi öğretmişse bile, bu baştan geçicidir. Anne-baba tartışmayı kazansa da çocukla iletişimi yitirmiştir. Çocuk karşı çıktığı zaman anne-baba kızar, öfkelenir. Çocuk istenmeyen davranışını sürdürür ya da geçici olarak susar ama, daha sonra yeniden başlar, hem de daha şiddetle…

Sonuç olarak güç peşindeki çocuğun anne-babası kızmamaya çalışmalı ve bu gücü ele geçirme savaşımından kendisini sıyırmalıdır. Çocuğun güç edinme isteği ne, güç taktikleriyle karşı koymak onun bu duygularını daha da güçlendirecektir.Eğer bu güç savaşımı sürer ve çocuk anne-babasını yenemeyeceğini kavrarsa bu kez üçüncü amaca, intikam almaya yönelir.

İNTİKAM

İntikam peşindeki çocuk kendisinin sevimsiz olduğuna inanmıştır. Ancak başkasının canını acıttığında önem kazandığını sanır. Zalim ve sevimsiz biri olarak tanınmayı ister.İntikam peşindeki çocuğun ailesi kendini incinmiş hisseder ve misillemeye girişir. Çocuk davranışını şiddetlendirir ya da başka bir silah keşfeder.

Anne-babalar, çocuklarının intikam duygularının onların umutsuzluklarından kaynaklandığını bilmelidir. Onlara yardım edebilmenin ilk şartı, anne-babanın misilleme duygusundan vazgeçmesidir. Ne kadar zorlansalar da çocukla ilişkilerini geliştirmeli, bunu yaparken de sakin ve iyi niyetli olmaya özen göstermelidirler.Eğer çocukla yetişkinler arasındaki bu savaşım sürer ve çocuk kendini yenilmiş hissetmeye başlarsa, anne-baba bu mücadeleden vazgeçmeli ve yetersizliklerini belli ederek kendilerini bağışlatma yollarını aramalıdır.

YETERSİZLİK GÖSTERİSİ

Yetersizlik ve becerisizlik sergileyen çocuklar gerçekte çok umutsuzdur. Başarıya ulaşamayacaklarına inandıkları halde, büyüklerinin onlardan bir şeyler beklemesi hoşlarına gider. Bunun yanı sıra, anne-baba kendini bir konuda çaresiz hissedip vazgeçmeye ya da tümüyle teslim olmaya kalktığında, bunun tam da çocuğun istediği bir şey olduğunu bilmelidir. Eğer çocuk pasif davranıyor, yetişkinlerin uyarılarını yanıtsız bırakıyorsa zor bir durumla karşı karşıyayız demektir.

Kendini yetersiz hisseden çocuğa yapılacak en büyük yardım eleştirileri bir yana bırakıp çocuğun iyi yanlarına dikkati yoğunlaştırmaktır. Düzelme belirtileri ne kadar az olursa olsun çocuk yüreklendirilmelidir.

Çocuktaki davranış bozukluğunu dört amaca bağlı olarak (dikkat çekme, güç kazanmak, intikam, yetersizlik sergilemek) incelediysek de olay her zaman bu sırayı izlemeyebilir. Çocuklar kendi becerilerine göre birine ya da ötekine öncelik verebilirler. Örneğin, pasif bir biçim de dikkat çekmeye uğraşan şımarık bir çocuk, birden ye tersizlik sergilemeye başlayabilir. Bu, anne-babasının ona olan güvenlerini yitirdikleri için aşın bir korumacılığa gitmelerinden kaynaklanmıştır. Kötü muamele gören çocuklar gibi şımarık çocuklar da zorlukların üstesinden gelemeyecekleri sonucuna varabilir.Bu tür çocuklar yapıcı, olumlu davranışlarda bulunamayacak kadar cesaretsizdir. Davranış bozukluğunun hangi amacını sergiliyor olursa olsun, çocuk sadece bu yolla yeniden toplum içinde yerini alabileceğine inanır. Çocuğun amacını yakaladığımız anda, ona yeniden yön verebilme olanağına kavuşuruz,

Çocukların davranış bozukluklarına doğrudan bizler neden olmasak da onların davranışlarını cesaretlendirmiş ya da güçlendirmiş olabiliriz. Ya da çocukların amaçlarını seçmesinde tam onların beklediği gibi davranmış olabiliriz. Çocuklarımızın davranışlarını değiştirmeyi gerçekten istiyorsak kendi davranışlarımızı değiştirmeye çalışmalıyız.Çocuklar davranış bozukluğunun amaçlarını, dördüncü amaç dışında, aktif ya da pasif olarak değiştire bilirler. Çünkü dördüncü amaç, yani yetersizliğin sergilenmesi, çocuğun her şeyden vazgeçmesi anlamını taşır. Çocuk zaten pasif çizelgesinde davranış bozukluğunun dört amacı veriliyor.

BİR CEVAP BIRAK

*