|
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE
BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ:
Kalıtım: Kalıtımsal olarak yatkınlık gözlenmiştir. Aile
çalışmalarından elde edilen bilgiler DEHB olan çocukların
anne babalarında benzer belirtiler olma oranının 2-8 kat
fazla, kardeşlerinde ise diğer çocuklara oranla 2-3 kat
fazla olduğunu göstermiştir. Ayrıca ikiz çalışmalarından
elde edilen bilgilere göre tek yumurta ikizlerinde eş
hastalanım oranı % 80-90, çift yumurta ikizlerinde eş
hastalanım oranı % 30’dur.Genetik çalışmalara göre sorumlu
olduğu düşünülen bazı genler vardır.
Beyindeki yapısal işlev farklılıkları: Dikkatin
yoğunlaştırılması, sürdürülmesi, davranışların kontrol
edilmesi, planlama yapılmasından sorumlu olan alanlarda -önbölge
(Prefrontal lob), bazal ganlionlar, serebellum- normal
bireylerdekine oranla daha küçük yada farklı bir simetride
olma sözkonusudur. Saptanılan bu farklılıkların hastalığa
neden olduğu düşünülmekte, ancak bu incelemeler bir tanı
aracı olarak kullanılmamaktadır.
Çevresel nedenler: Direk
olarak DEHB’e neden olmaz ancak genetik olarak yatkınlığı
olan bireylerde riski artırır:
Doğum öncesi: Gebelikte
hastalanma, alkol, sigara ve ilaç kullanımı.
Doğum sırasında: Erken doğum,
doğum komplikasyonları.
Doğum sonrası: Küçük yaşta geçirilen ameliyat, kaza veya
hastalıklar, hastalık tedavisinde etkili olan fakat yan
etkisi olan ilaçlar alınması.
BELİRTİLER:
Bir çok ana baba bu listeyi okuyunca çocuklarında dikkat
eksikliği ve hiperaktivite olduğuna inanabilir, çünkü çoğu
çocuk zaman zaman bu tip davranışlarda bulunur. Fakat
DEHB’li çocuklar çevreye verdikleri tepkiler açısından diğer
çocuklardan ayrılır. Başka bir deyişle çoğu çocuk
kendilerine bir şeyi yapmamaları söylendiğinde ve davranışın
olumsuz sonuçları açıklandığında en azından bir süre o
davranışı bırakır. Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye sahip
çocuklar ise uygun yaklaşımlarla birisi kendilerine yardım
etmediği sürece o davranışı bırakmayacaktır.
Bir çocukta, gençte veya erişkinde dikkat eksikliği veya
hiperarkitive bozukluğunun var olduğundan söz edebilmek
için, bu belirtilerin yedi yaşından önce ortaya çıkması,
davranışların çoğunu en az 6 ay süreyle göstermiş olması ve
bu belirtilerin günlük yaşamı etkileyecek boyutta olması
gerekmektedir.
Davranışsal
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların
daha doğmadan önce anne rahminde alışılmadık şekilde
hareketli olduklarını gösteren raporlar vardır. Bunlar bazen
çok fazla ağlayan ve uyku düzeni bozuk olan güç bebeklerdir.
Aşırı hareketlidirler. Sınıfta yada oturması beklenen
durumlarda oturmaz ve yerinden kalkar el ve ayaklarını
sürekli oynatırlar. (Ergen yaştakiler sıkıntı veren
duygulardan bahsederler).
Kendi başlarına karar vermekte güçlük çekerler. Sürekli
konuşur, bağırır, başkalarını yaptığı işten alıkoyarlar.
Düzensiz oldukları için eşyalarını, kitaplarını, kalemlerini
ve oyuncaklarını sık sık kaybederler. Ödevlerin ve
etkinliklerin düzenlenmesinde sıklıkla zorluk çekerler,
defterlerinin başı sonu belli değildir, çantalarını düzenli
bir şekilde hazırlamazlar. Okula götürülmesi gereken
eşyaların çoğu çantasında yoktur yada gereksiz olanlar
vardır. Çoğu kez olası sonuçları düşünmeden kendini fiziksel
olarak tehlikeye atabilirler (sağına soluna bakmadan caddeye
fırlamak gibi), İsteklerini erteleyemezler, içtepisel
davranışlarını(dürtülerini) engelleyemezler. Sorulan
sorulara, tamamlanmadan önce cevap verme eğilimleri vardır.
Karşısındakini dinlememe, sık sık konuyu değiştirme görülür.
Teneffüslerde veya evdeki boş zamanlarında oyun vb
etkinliklere katılmakta güçlük çektikleri için bir çok
becerileri gelişmeyebilir. Her şeye karışma, mobilyaların
üzerinde gezme, ev içinde koşuşturma görülür. Yalan söyleme,
hırsızlık görülebilir.
Sosyal
Dikkat sürelerinin kısa ve atak olmaları çocukların sosyal
kuralları öğrenmelerini güçleştirmektedir. Bu nedenle
arkadaş bulmakta ve kurallarına göre oyun oynamakta güçlük
çekerler. Arkadaş ilişkileri zayıftır.
Grup içinde oynarken ya da çalışırken sırasını beklemekte
zorlanırlar. Yönergelere ve kurallara uymada zorluk
yaşadıkları için sosyal olarak uyumsuzdurlar.
Akılları başka bir yerdedir, dinlerken karşılarındakinin
gözlerine bakarlar ama dinlememiş yada duymamış görüntüsü
verirler. Bu yüzden tekrar tekrar aynı şeylerin kendilerine
söylenmesine yol açarlar.
Başkalarına karşı itme, çekiştirme, vurma gibi davranışları
sık gösterirler. Saygısız ve küfürlü konuşurlar.
Bilişsel
Zekaları normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen
genellikle okul başarıları düşüktür. Çünkü dikkat
dağınıklılığı ve aşırı hareketliliği çocukta öğrenme güçlüğü
ortaya çıkarır.
Dikkatleri çok kısa sürelidir ve çabuk dağılır. Genellikle
başladıkları işi sonlandırmada güçlük çekerler. Devamlı
dikkat ve emek isteyen işlerde çalışmak istemezler.
Kendilerine verilen bir görev üzerinde istedikleri gibi
çalışamaz ve bitiremezler. İşlerin bitmesindeki bu aksaklık
başka nedenlere değil sadece dikkatsizliğe bağlıdır.
Dikkatlerini uygun olarak ortama yönlendiremezler.
Zihinsel çaba gerektiren iş ve görevlerden kaçınırlar.
Israr olursa eğer daha büyük sorunlar çıkarabilirler.
Günlük işlerinde genellikle unutkandırlar. Randevularını,
beslenme saatini, eşyalarını, öğretmenin aileye gönderdiği
mesajları sıklıkla unuturlar.
Çalışmalarını plansız, düzensiz ve karmakarışık bir biçimde
sürdürürler.
İçselliği gelişmemiştir. Davranışlarının sonuçlarını
değerlendiremezler.
Duygusal
Ruh halleri değişkendir, depresyon görülebilir, Kendine güvenleri azdır, Çabuk heyecanlanırlar ve sinirlenirler.
Fiziksel
Kemik gelişimi geri olabilir, Orta kulak iltihabı, üst solunum yolu enfeksiyonu
görülebilir, İdrar kaçırma olabilir, Alerjiler sık görülür, Motor koordinasyonu zayıf olabilir, Uyku süreleri kısadır, Santral sinir sistemleri normale göre daha az çalışır.
|