|
ÇOCUKTA
DİSİPLİN
Disiplin çoğu kez yanlış tanımlanmıştır.Bazen cezayla
özdeşleştirilmiş, bazen de “ baskı” ile eş anlamlı olarak
tanımlanmıştır.
Oysa
disiplin, çocuğun iyi ve kötü (doğru ve yanlış) davranışları
karşısında ciddi ve tutarlı bir tavır takınmaktır.Disiplin, çocuğa belirli davranış kalıplarını benimsetmek üzere
izlenen yol ve yöntemdir.Disiplin, istenilen amaca ulaşmak için alınması gereken tedbir
ve kuralların tümüdür.Disiplin, çocuklarımızı geleceğe emin adımlarla taşımanın diğer
adıdır.Çocukları aynı kalıba sokmak ister gibi, her olayda aynı
disiplin yönteminin kullanılması çok tehlikelidir.Otorite, çocuğun dengesi için gereklidir. Kararlı bir otoriteyle
yetişen çocuk yavaş yavaş ve kendi kendine hakim olmayı öğrenir.
Disiplinde amaç, çocuğa davranışlarını düzenlemesini sağlayacak,
kendi kendini yönetme yeteneğini kazandırmak olmalıdır.Amacımız, çocuğa kendi kendine karar verebilme yeteneğini
kazandırmakla birlikte, sosyal hayatta kendisinin dışında da bir
takım haklara sahip insanların olduğunu kavratmaktır.Çocuğun kişiliğinin oluşması aşamasında, iki önemli temel taşı:
Özgürlük ve disiplindir.Evde ve okulda çocuğun uyması gereken kurallar ve disiplinin
varlığı zorunludur.
Bu disiplin
ve kurallar çok açık olmalı, makul (katlanılır) ve zorunlu
olduğu duygusunu vermelidir.Doğru ve insancıl bir disiplin
yöntemi tam olarak hiçbir zaman uygulanamamıştır.Çocuklarını
seven ve onlara saygı gösteren anne – baba ve öğretmenlerin
disiplin sorunlarıyla nadiren karşılaştıkları araştırmalara
kanıtlanmıştır.Disiplin, çok basit bir konu değildir. Büyük
ölçüde yaratıcılık, çaba, zaman ve kaynak gerektirir.
Disiplin, “başkalarına ve kendine özen” ve saygı olarak da
tanımlanabilir.
İyi
bir disiplinin temelini; kendini kontrol edebilen yetişkinler
oluşturur.
Bizim görevimiz, onları kontrol etmelerine yardımcı olmaktır.
Disiplin sistemi, hem yetişkinlerin hem de çocukların haklarını
korumak için vardır.
Yetişkinler,
çocukların kural dışı davranışlarına katlanmamalı, “çocuktur
olsun” denmemelidir. Tabii çocuklarda yetişkinlerin disiplinsiz
davranışlarına katlanmak zorunda bırakılmamalıdır.
Kullandığımız
Hatalı Disiplin Yolları
1- Cezalar
2- Bastırıcı disiplin
3- Aşırı kollayıcı disiplin
4- Olumsuz kıyas
5- Dengesiz disiplin
"Bağırma, azarlama.Emretme, hükmetme, sertlik.Aşağılama, alay, dalga geçme.Etiketleme, ad takma.Aldatma.Tehdit, korkutma, dayak...v.b.Kıyas, ailede gözdeler ilan etme.Aşırı beklentiler.Başarılarına karşı ilgisizlik, küçümseme.Hatalarda özür dilememe.Sorumsuz davranışlar karşısında tutarsız davranma.Sevgiyi esirgeme, lütfen, teşekkür gibi saygı ifadelerini
esirgeme."
Çocuklara
disiplini verirken bir reçete yoktur. Eğitimde ödül gibi ceza da
etkili bir yöntem olarak kullanılmalıdır.Ancak, uygulanacak ceza
çocuğa insanlar arası ilişkileri anlatacak türden olmalıdır.
İstenilen bir davranışta bulunmayan bir çocuk, bazı konulardan
yoksun bırakılırsa, etkisi uzunca sürebilecek yöntem uygulanmış
olur.Ceza, istenmeyen bir davranışın tekrarını engellemek için alınan
bir tedbiridir.Kısacası,
uymadığı kuralların karşılığında ödediği bir bedeldir.
Bu nedenle,
çocuğun duyguları dikkate alınmadan verilen ceza,
gerçekleştirmek istediğimiz amaca hizmet etmeyecektir.
Ceza, esas olarak ne yapılmaması gerektiğini anlatır. Oysa,
öğrenme ilkeleri açısından, bir davranışın kazınılması için ne
yapması grektiğinin anlaması lazımdır.Çoğu zaman, cezalarla
çocuğun olumsuz duygu, düşünce ve davranışları sebeb
bildirmeden, açıklama yapmadan sindirilmeye
çalışılır.Çocuğunuzun hataları, kusurları ve olumsuz gibi
görünene davranışları karşısında olgun ve soğuk kanlı
davranılmalıdır.Onu korkutmak yerine, kendi eğitim hatalarımız
üzerine yoğunlaşıp nasıl daha doğru yönlendirebileceğimizin
yollarını aramalıyız.“Çocuklar her zaman haklıdır.” Anlayışı, çocuğu anne-babasına ve
diğer yetişkinlere karşı saygısızlığa itebilir.
Aile içinde disiplinsizliklerin en büyük kısmı, kuralların
belirlenmemiş olmasından kaynaklanmaktadır.Çocuk hayatın
gerçeklerini aile içinde tanımlıdır. Sevme, anlayış, sabır,
öfke, dayanışma...Aşırı koruma bunu engeller. Ya aşrı baskıya ya
da aşırı şefkat ve himayeye neden olur. Bu da çocuğun gelişimini
engeller.Aşırı korunan çocuklar, kendi başlarına hareket etmeyi
öğrenemezler. Duygusal açıdan da olgunlaşamazlar. Sürekli
anne-babaya bağımlı kalırlar.Çocukları kurallardan bağımsız, her
istediği yapılan bir şekilde yetiştiren anne babalar,
kendilerine ve topluma faydadan çok zararı olacak bireyleri
yetiştirdiklerini bilmelidirler.Aile kültürü, çocuklar
üzerindeki en güçlü etkidir. Anne babanın birbirine ve çocuklara
yönelik etkileşiminin ve tepkilerinin doğası, çocukların
disiplinli ya da disiplinsiz olmalarını büyük ölçüde
etkilemektedir.
Çocukları
başkalarıyla kıyaslamak yerine, kendisiyle kıyaslamak gerekir.
Önemli olan, çocuğun dünü ile bugünü arasındaki farktır.Dengesiz
disiplin anlayışı, çocuğu zor duruma sokar. Olumlu ya da olumsuz
davranışın ne gibi sonuçları olacağını bildirmek, ve bunları
yaşamasına izin vermek, hem çocuğun hem de ana babanın işini
kolaylaştırır.Uyumlu birer birey olarak yetişebilmeleri için,
çocukların uygun davranışları anne babalardan görmeleri
gerekir.Genellikle, anne babalar disiplin konusunda
kendilerinden az, çocuklarından çok şey beklerler.Anne babalar
ne ekerlerse, onu biçerler, bunu bilmelidirler.Sağlıklı bir aile
ortamında yetişen çocuk, toplumsal yaşamın dayattığı zorluklara,
streslere ve kurallara karşı dirençli olmayı öğrenir.Çünkü, bu
ailelerde çocukların kendilerini ifade edebilme özgürlükleri
vardır. Sorumluluk duymayı da öğrenirler.Çocuk kendi yaşamını
yaşayabilirse, acı deneyler pahasına da olsa, yaşamını kurallara
ve düzene uyarlamayı başarır.Kendini ifade edebilen bir çocuğun
genelde disiplin sorunu olmaz.Mutlu ve başarılı insanların
yetişmesi, onların farklılıklarının kabul edilerek bu farklılığa
göre eğitilmeleri ve yönlendirilmeleri ile mümkündür.Küçük
yaştayken iyi ve kötüyü öğrenerek ona göre hareket etmeye alışan
insan, hayatı boyunca kötüden korunmak ve iyiyi tercih etmek
konularında sıkıntı çekmez.Bir çocuğa, istenilen davranış ve
düşünce öğretilmeden o davranışı beklemek pek mantıklı
değildir.Küçük çocuklar, kolaylıkla ailelerinin duygu ve
davranışlarını benimserler. Davranışları anne babalarının bir
yansımasıdır. Bu nedenle doğru modeli sunmak çok önemlidir.İlk
çocukluk dönemlerinde çocuklarımızın güzel davranışlarına sevgi,
güleryüz, tatlı dil gibi olumlu tepkiler gösterirsek,
çocuklarımızın zihninde olumlu öğretimin temeli atılmış olur.
Sorumluluk
almayı çocuk bu yaşlarda öğrenir.Sorumluluk, kişinin kendi
davranışlarının veya kendi yetki alanına giren herhangi bir
olayın farkında olması ve olayın sonuçlarını
üstlenmesidir.Çocuklarımıza sorumluluk verirken, onların
anlamayacağı ve kaldıramayacağı türden olmamasına dikkat
etmeliyiz.Verdiğimiz sorumluluklarla, olgunluklarının farkına
varmalarını sağlamalıyız. Tabii bunu yaparken onları gerçek
tehlikelerden koruyamayacağımız anlamı
çıkarılmamalıdır.Ebeveynlerin birinci sorumluluğu, kendi
davranışlarına dikkat etmeleridir. Küçükken sorumluluk
verilmeyen bireyler, büyüdüklerinde istenilen sorumluluk
bilincine sahip olamazlar. Sorumluluk almayı öğrenen çocuklar,
haklarını aramayı ve hayır diyebilmeyi de bilirler.
YAPILMASI
GEREKENLER
1-
Örnek olmak
2-
Sorumluluk geliştirmek
3-
Teşvik etmek
4-
Kuralları belirginleştirmek, netleştirmek ama tabulaştırmamak
5-
Esnek olmak
6-
Yanlışlara, tehdit, azar ve eleştiri ile yaklaşmamak
7- Aile
içi kavgalardan çocuğu uzak tutmak
8-Merak duygusunu öldürmemek. Sorularını; ayıp, günah, kötü....vb.
değerlendirmemek
9-
Yaşına göre, çocuğun bazı kusurları olabileceğini önceden kabul
etmek
10-Aşırı korumamak
11-Yol
gösterici ve öğretici olmak
|