Yaygın gelişimsel bozukluk kendi başına
bir tanı ölçütü taşırken diğer taraftan alt başlıklara ayrılmaktadır. Yaygın
gelişimsel bozukluğun alt grupları: otistik bozukluk, rett bozukluğu, asperger
bozukluğu, atipikotizm ve çocukluğun dezintegratif bozukluğu’dur. Bunların her biri
ayrı bir tanı grubudur ve kendi başına değerlendirilir. Sınıflama yapılırken DSM
4 tanı kriterlerine göre yaygın gelişimsel bozukluk ana başlığı altında
toplanmaktadırlar. Yaygın gelişimsel bozukluk grubundaki tanılar ancak çocuk
psikiyatrisi ve gelişim nörolojisi servislerinde konulabilir. Bu bağlamda tıbbi
inceleme yapılmadan bu tanıların konulamayacağını belirtmek gerekir. Yaygın
gelişimsel bozukluklar:
- Otistik bozukluk
- Rett bozukluğu
- Asperger bozukluğu’dur.
Otizm
( Tıklayın )
Asperger
Bozukluğu
1944'de Avusturyalı hekim Hans
Asperger tarafından "otistik piskopati" olarak tanımlanmıştır. Etyoloji
bilinmiyor, otistik bozuklukta olan sebepler sorgulanıyor.
DSM-IV tanı ölçütleri:
A. Aşağıdakilerden en az ikisinin
varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:
Toplumsal etkileşim sağlamak için
yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze
gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bozulmanın olması
Yaşıtlarıyla gelişim düzeyine
uygun ilişkiler geliştirememe
Diğer insanlarla eğlenme,
ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama
(örneğin ilgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)
Toplumsal ya da duygusal
karşılıklar vermeme
B. Aşağıdakilerden en az birinin
varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp
ve yineleyici örüntülerin olması:
İlgilenme düzeyi ya da üzerinde
odaklanma açısından olağan dışı, bir ya da birden fazla basmakalıp ve sınırlı
ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma
Özgül, işlevsel olmayan,
alışılageldiği yapılan gündelik işlere ya da törensel davranış biçimlerine hiç
esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma
Basmakalıp ve yineleyici motor
mannerizmler (örneğin parmak şıklatma, el çırpma ya da burma ya da karmaşık tüm
vücut hareketleri)
Eşyaların parçalarıyla sürekli
uğraşıp durma
C. Bu bozukluk, toplumsal, mesleki
alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında klinik olarak belirgin bir
sıkıntıya neden olur
D. Dil gelişiminde klinik açıdan
önemli bir gecikme yoktur (örneğin 2 yaşına geldiğinde tek tek sözcükler, 3
yaşına geldiğinde iletişim kurmaya yönelik cümleler kullanılmaktadır)
E. Bilişsel gelişmede ya da
yaşına uygun kendi kendine yetme becerilerinin gelişiminde, uyumsal davranışta
(toplumsal etkileşim dışında) ve çocuklukta çevreyle ilgilenme konusunda klinik
açıdan belirgin bir gecikme yoktur.
Asperger bozukluğunda sosyal
etkileşim ve sınırlı olmakla birlikte derinlemesine ilgi alanları, yineleyici
basmakalıp davranış örüntüleri dikkatimizi çekmektedir. Dolayısıyla otizmden
farklı olarak dil gelişiminde bir bozulma olmadığını görüyoruz. Asperger
bozukluğu olan bireylerin konuşmalarında bozulma yoktur. Yaşıtlarına göre
beklenilen düzeyde sözel iletişim becerilerini gösterir. Dikkatimizi çeken bir diğer
nokta zeka ile ilişkilidir. Bu kişiler normal yada normal üstü zihin düzeyindedir,
zihinsel öğrenme yetersizliği yaşamazlar. Bu duruma bağlı olarak
eğitim-öğretimlerini normal sınıflarda sürdüreceklerini belirtmek gerekir. Asperger
bozukluğu olan bireyler zihinsel öğrenme yetersizliği yaşamadıklarından doğal
olarak akranları arasında eğitimlerine devam ederler. Normal sınıf ortamı
sosyalleşmelerine de uygun bir zemin oluşturmaktadır. Fakat sosyalleşmeyle ilgili
yapılandırılmış özel eğitim almaları ihtiyaç olarak görülmektedir.
Rett
Bozukluğu
1965'de Avusturyalı hekim Andreas Rett
tarafından 22 kızda ilk olarak tanımlanmıştır. BU kızlarda en az 6 ay normal
gelişim gözleniyor ve sonrasında bozulmalar başlamaktaydı. Rett bozukluğunun
prevalansı 10.000'de 6-7'dir.
Etyolojisi: Rett bozukluğunun sebebi bilinmiyor, başlangıçta normal
olup sonradan bozukluk başlaması metabolik bir bozukluğu düşündürmektedir. Amonyak
metobolizmasında rol alan enzimim eksikliğini düşündüren hiperammonemia mevcuttur.
Buna karşın Rett bozukluğu olanların çoğunda hiperammonemia yoktur. Yalnızca
kızlarda gözlenmesi büyük olasılıkla genetik bir temeli düşündürmekte ve
monozigot ikizlerde tam bir konkordans vardır.
Tanı ve Klinik
Özellikleri: Doğumdan sonra ilk 5 ayda bebek
yaşına uygun motor beceri, normal baş çevresi ve normal gelişim gösterir. Sosyal
etkileşimler karşılıklı niteliktedir. 6 ay-2 yaş arasında bir çok özelliği ile
progresif ansefalopati vardır. Sık gözlenen bulgular; amaçlı el hareketleri yerine
streotipik el hareketleri, akkiz konuşma kaybı, psikomotor retardasyon ve ataksidir.
Baş çevresinin büyümesi gittikçe azalır ve mikrosefali gelişir. Bütün dil
becerileri kaybolur. Kas hareket kordinasyonu zayıflamış ve ataksi gelişmiştir.
%75'inde nöbet gözlenir, nöbet gözlenmese
bile EEG anormalliği mevcuttur. Ayrıca düzensiz solunum vardır (hiperventilasyon, apne
ve breath-holding atakları vardır). Bu dezorganize solunum uyanıkken vardır, uykuda
iken solunum normaldir. Hastalık başlangıcından 10 yıl sonra başlangıç hipotonik
durum spastite ve rijidite halini alarak tekerlekli sandalyeye mahkum olurlar.
Rett
bozukluğunun DSM-IV'e göre tanı ölçütleri:
A.
Aşağıdakilerin hepsi vardır:Prenatal ve perinatal gelişme görünüşte normaldir.
Doğumdan sonraki ilk 5 ay boyunca psikomotor gelişme görünüşte normaldir. Doğumda
kafa çevresi normaldir.
B. Normal
bir gelişim döneminden sonra aşağıdakilerden hepsi başlar: 5.-48. Aylar arasında
başın büyümesinin yavaşlaması ,daha önce edinilmiş amaca yönelik el becerilerini
5 ile 30. Aylar arasında yitirmenin ardından basmakalıp el hareketleri yapmaya başlama
,bu bozukluğun gidişinin erken dönemlerinde toplumsal katılımın ortadan kalkması
,koordinasyonu bozuk yürüme ya da vücut hareketlerinin olduğu görünüm ,ağır
psikomotor retardasyonun yanı sıra sözel anlatım ve dili algılama ileri derecede
bozuktur
Rett bozukluğu da yaygın
gelişimsel bozukluk grubu içindedir. Fakat otizmden farklılıklar taşımaktadır bu
nedenle ayrı bir tanı grubu olarak değerlendirilmektedir. Rett bozukluğu yalnız
kızlarda görülür. En önemli belirtisi normal bir doğum ve ilk beş ay normal
gelişimi takiben bebeğin başının büyümesinin giderek yavaşlaması ve kafa
çapında küçülmelerin görülmesidir.
Rett bozukluğunda doğum öncesi ve
erken bebeklik dönemi gelişim, yaşıtlarına göre normal olarak gözleniyorken
beşinci veya otuzuncu aylar arasında gelişiminde farklılaşma görünmeye başlar.
Farklılaşma her bireyde beşinci ayda başlamayabilir. Bu süre beşinci veya otuzuncu
ay arasında bir zamanda olabilir. Bireyde zamanla etkileşim, dil ve psikotor
becerilerinde performans düşüklüğü ilerler. Çevreyle etkileşim kuran, duygu ve
düşüncelerini yaşıtlarına göre kısmen de olsa sözel olarak ifade eden, emekleme,
ayakta durma veya yürüme becerileri olan birey sürecin ilerlemesiyle birlikte artık
etkileşim kurmaz, konuşamaz ve yürüyemez bir duruma gelebilir. |