Fiziksel – Motor Gelişim:
Bu yaş çocukları çok hareketlidir, enerjileri çok fazladır.
Eğer bu enerji olumlu ve amaca uygun olarak kullanılamazsa,
rahatsız edici düzeyde hareket halinde olma, kalem ısırma,
tırnak yeme gibi yollarla dışa vurabilir. Evde fiziksel hareketi
kısıtlayıcı aktiviteler yerine, enerjilerini yapıcı şekilde dışa
vurabilecekleri etkinlikler düşünmekte yarar olabilir.
Ev
ortamının buna uygun düzenlenmesi, anne babayı sürekli “dur,
yapma, koşma, dikkat et…” gibi uyarılarda bulunmaktan
kurtarabileceği gibi, çocuğu da “yaramaz” etiketinden
koruyabilir. Örneğin evde eğer varsa, uzunca ve mümkün olduğunca
boş
bir koridor, bu yaş çocuğunun fiziksel enerjisini kimseye
sıkıntı vermeden dışa vurabileceği uygun bir mekan olabilir.
Burada asılı bir basket potasına atışlar yapabilir, bisikletiyle
turlayabilir, bir uçtan bir uca zaman tutarak koşabilir,
arabalarıyla yarışlar yapabilir, bebeklerini gezintiye
çıkarabilir, evdeki basit eşyaları kullanarak çiftlik kurabilir,
çadır kampı yapabilir, hayal gücü ve enerjisini dilediğince
serbest bırakabileceği bir ortamın keyfini yaşayabilir.
Bu yaş çocuklarının dinlenmeye ihtiyaçları vardır.
Fiziksel ve zihinsel çalışmalarda kolayca yorulurlar. Okulda
derslerin bir hareketli ders ortamı, bir sakin ders ortamı
olarak düzenlenmesi onların dinlenmesine fırsat yaratabilir.
Aynı biçimde evde de dinlenmeleri için fırsatlar yaratmak uygun
olur.
Özellikle ödev yapma işinin kabusa dönüşmesini
engellemenin bence birinci şartı, çocuğun “çocuk” olduğunu
unutmamaktır! Onlara “küçük memur” muamelesi yapmak, evde
gereksiz ve çözümsüz çekişmelere yol açacağı gibi çocukluklarına
da yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Çalışan ebeveynler için
çocuklarını tam gün bir okula vermek ya da okuldan sonra etüd
salonlarına yazdırmak kaçınılmaz bir seçim olabilir.
Bu
durumdaki anne babalara, sabah sizinle birlikte evden çıkıp
akşam sizinle birlikte eve dönen, örneğin yedi yaşındaki,
çocuğunuzun sizden daha fazla bunalmış ve dinlenmeye gereksinimi
olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sadece onların dinlenme
şekilleri farklıdır. Siz televizyon karşısında ayağınızı
uzatarak oturmakla veya gazete okumakla (yani pasif fiziksel
aktivitelerle) dinlenmeyi tercih ederken, çocuğunuz hoplayıp
zıplayarak, oyuncaklarını ortaya dökerek dinlenmeyi isteyebilir.
Ona çizgi film izleyebileceği, oyun oynayabileceği serbest
zamanlar tanımak okul uyumunu da kolaylaştırabilir. Örneğin eve
geldiğinde hiç başından kalkmadan iki saat ders çalışmasını
istemek yerine, yarım saatlik periyotlarla ve mümkünse gecede en
fazla 1.5 saat ders çalışma süresi planlamak yararlı olabilir.
Bu yaş çocuklarının büyük kas gelişimi, küçük kas
gelişimine oranla daha iyidir. Kalem tutmak ve buna benzer
etkinlikler, küçük kas gelişimidir. Öğrencilere, özellikle ilk
sınıflarda çok fazla, uzun süren yazma ödevleri verilmemesi
uygun olabilir. Küçük kas gelişimini hızlandırmak için, örneğin
evde resim yapma çalışmaları yararlı olabilir. Logo türü
oyuncaklar hem dikkat üzerinde hem de kas gelişimi üzerinde
olumlu bir etkiye sahiptir. Kesip yapıştırma etkinliklerinin de
küçük kas gelişimine yararlı etkisi olabilir. Evde rahat bir
ortam hazırlayarak, çocuğunuzun hayal gücünün ve kas sisteminin
gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Hele bir de duvardaki bir
panoda eserlerini sergileme olanağı tanırsanız, bu onun için çok
zevk aldığı bir aktivite haline gelebilir.
Bu yaş çocukları küçük harfleri ve nesneleri görmede
zorlanabilirler. Öğretmenlerin sınıf içi çalışmalarda tahtayı
kullanırken dikkatli davranmaları ve ayrıca göz bozukluklarına
karşı hassas olmaları önerilir. Eğer çocuğunuz özellikle okulun
ilk yılında okuma güçlüğü çekiyorsa, aklınıza gelmesi gereken
ilk şey bir göz muayenesi olmalıdır. Evde çalışırken
yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu
tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda)
hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda
bulunacak bir araç olabilir. Kendisi için yeterli büyüklükte
yazı yazma olanağı tanıması açısından da yararlıdır.
Bu yaşlarda çocukların fiziksel etkinlikleri çok fazladır.
Hiç durmazlar, ancak bu hareketlilik sırasında etraftaki
tehlikelerin çok fazla farkında olmayabilirler. "Kaza" oranının
en yüksek olduğu düzey 3. sınıf olarak belirtilmektedir. Bu yaş
çocuğu kendini zararlı aktivitelerden koruyamayabilir. Bunun bir
sebebi, tehlikeyi farkında olmayışı diğer sebebi ise kas
kontrolünün zayıf oluşudur. Ev ortamının mümkün olduğunca
fiziksel olarak çocuğa zarar verebilecek eşyalardan (köşeli cam
sehpalar, yüksek eşikler, kapanmayan dolap kapakları,
takılabileceği büyük vazo ya da saksılar vs.) arındırılmış
olması kaza riskini azaltabilir.
Kemik gelişimi henüz tam tamamlanmamıştır, Kemikleri
kolayca çatlayabilir. Özellikle beden eğitimi etkinliklerinde bu
nokta çok önemlidir. Spor etkinliklerinde çok sert olanların
seçilmemesi (karete, judo vs.) ya da en azından 10 yaştan
sonraya ertelenmesi uygun olabilir. Örneğin yüzme, bale,
folklor, dans, atletizm gibi daha yumuşak ve kemik gelişimine
olumlu katıları olabilecek sportif etkinlikler seçilebilir.
Sosyal – Duygusal Gelişim:
Arkadaş seçiminde daha titiz olmaya başlarlar. 1-2 tane iyi
ve sürekli arkadaşları olabilir, düşmanları da (sevmedikleri) !
Sırdaş olmak çok önemlidir, ancak çok iyi sır sakladıkları
söylenemez. Özellikle okul uyumunda arkadaşlarının rolü
büyüktür. Okulda arkadaş ilişkileri iyi gidiyorsa, okulu oldukça
severler ama ilişkilerinde ters giden bir şeyler varsa okula
gitmek istemeyebilirler ya da gönülsüz giderler.
Arkadaşlarının
düşüncelerini çok önemserler ama ilişkileri için verdikleri
kararları çabuk unuturlar. Bu noktada anne baba olarak verdiği
kararı hatırlatmak ya da öğütler vermek yerine, etkin dinleme
yöntemini kullanarak kendi çözümlerini üretmesine fırsat tanımak
yararlı olabilir. Yetişkinler kadar tutarlı ve sabit ilişkileri
olmasını ummak, yaşlarına uygun düşmeyen ve gerçekçi olmayan bir
beklentidir.
Küçük grup oyunlarını severler, ancak bu devrede moral
(ahlaki) gelişim yönünden kuralları kesin ve değişmez olarak
algıladıkları için, grup oyunlarında kuralların değiştirilmesine
(az da olsa) tepki verirler. İki kişi oynarken herşey
yolundayken ortama üçüncü birinin girmesi işleri karıştırabilir.
Burada daha çok birinci tercih olamama kaygısı hakimdir. Bu yaş
çocuklarının hemen hepsinde arkadaşları tarafından ilk tercih
edilen kişi olma isteği vardır.
Üç ya da daha fazla kişinin olduğu oyun gruplarında, lider
olan kişiyi çekememe, onun koyduğu kurallara isyan etme ama
bunun yanında onunla arkadaş olmaktan vazgeçememe gibi çelişik
içerikli ilişkiler yaşayabilirler.Kuralların ya bozulmaması ya da sadece kendileri
tarafından değiştirilmesi gibi egosentrik bir yaklaşımları
vardır. Bu daha çok, henüz kendini değerlendirme becerisine
sahip olmayışlarından kaynaklanır. Kavgaları, münakaşaları sık sık olur. Bu yaşlarda erkek
çocukların fiziksel saldırganlığı, kız çocukların ise sözel
saldırganlığı daha çok yeğlediği gözlenir. Birbirlerine karşı
oldukça acımasız eleştiri ve davranışları olabilir. Çok radikal
kararlar verip, bunları uygulamaktan derhal vazgeçebilirler.
İçinde bulundukları grupta prim yapan davranışları farkedip
benimseyebilirler ve bunlar gerçekten çok acımasız olabilir.
Devamı