SBS Sistemi
OGES Nedir ?
SBS Puanmatik
Yıl Sonu Başarı Puanı
Yıl Sonu Davranış Puanı
Seviye Belirleme Sınavı
Sınıf Puanınızı Hesaplayın  
SBS Başvuruları  
SBS Soru Analizleri  
SBS Müfredatı
Polis Sınavları
Polis Kolejleri
Polis Meslek Yüksek Okulu
Polis Akademisi
Askeri Liseler Sınavları
Askeri Liseler
Harp Okulları
Astsubay Meslek Okulları
Uzman Er ve Erbaşlık
ÖSS Rehberlik
 ÖSS Puanmatik
ÖSS Hakkında
ÖSS İstatistikleri
ÖSS Tercihleri
ÖSS Soru Dağılımı
Devlet Üniversiteleri
Vakıf Üniversiteleri
ÖSS Taban Puanlar
Kredi Yurtlara Bağlı Yurtlar
Harç ve Katkı Kredileri
Burs Veren Kurumlar
Lise Alan Seçimi
Fen Bilimleri Alanı
Türkçe Matematik Alanı
Sosyal Bilimler Alanı
Yabancı Dil Alanı
Mesleki Rehberlik
Sayısal Lisans Programları
Sayısal Önlisans Bölümleri
E.A Lisans Programı
E.A Önlisans Bölümleri
Sözel Lisans Programları
Sözel Önlisans Bölümleri
Dil Lisans Programları
Rehberlik
Rehberlik Test ve Teknikleri
İdari Evrak ve Yönetmelik
Standart Form & Materyal
Rehberlik Panosu
Rehberlik Planları
Sosyal Kulüpler
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Çocuklarda Davranış Bozuklukları 

Kekemelik, kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece, sözcük ya da, cümleciklerin irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemeler ve bazen bunların yanında, birtakım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu  iletişim bozukluğudur.

Kekemeliğin çoğunluk tarafından kabul edilmiş bir tanımı yoktur. Bazıları kekemeliği bir ritim bozukluğu olarak kabul ederler. Ritim bozukluluğuna konuşmanın akıcılığındaki bozukluğu ekleyenler de vardır.

Kekemeliğe sadece ritim ve akıcılık bozukluluğu olarak bakıldığında kekeleyenle kekelemeyeni ayırmak çok güçtür. Çünkü herkesin kendine özgü bir konuşma ritmi, akıcılığı ya da gözlenebilir duraklaması, irkilmesi vardır. Gerçi konuşmanın akıcılığı için radyo, televizyonlarda haberleri sunan spikerlerin konuşması örnek olarak alınabilir. Spikerlerin haber bültenlerindeki konuşmaları akıcılık yönünden artı uca konursa, kekemelerinki derece derece eksi uca doğru kayan bir durum gösterir. Bunun sınırını kestirmek güçtür.

Günlük konuşmada, spikerlerin haber bülteni verirken yaptıkları konuşma ölçüsünde akıcılık bulmak güçtür. Her gün rastladığımız kişilerin yaptıkları konuşmalara, radyo ve televizyonlarda yayınlanan röportajlara göz atıp, kulak kesilirsek akıcılık yönünden farklılar yakalayabiliriz. Ama bu kişilere kekeme diyemeyiz. Konuşmadaki akıcılığın saptanması istatistiksel bir işlemi gerektirir. Kekeleyenler de kekelemeyenler de akıcılık yönünden geniş ayrılıklar gösterir. Bu tanımların kullandığı akıcılık sözcüğüyle ne kastedildiğinin açıklığa kavuşturulası gerekmektedir.  Akıcılığın bozulması demek, konuşmada; duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalar demek olacaktır. Bu açıklamadan hareket edildiğinde kekemelik konuşmanın akıcılığının duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalarla bozulmasıdır türünden bir tanım ortaya çıkacaktır. Benzer yaklaşımlarla yapılmış birkaç tanım daha verilebilir.

Kekemelik; tutukluk, bir sözcüğü ya da sesi yineleyerek duraklama, kimi sesleri uzatma ya da patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritim ve akıcılığıyla sürdürememe durumudur. Veya kekemelik sesli konuşmada sözcüklerin akışının yineleme, takılma, solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi nedenlerle engelleyip, kesintiye uğramasıdır.

Belirtilere dayanmadan yapılan tanımlar da vardır. Kekemelik, konuşmaktan çekinen bir kişinin konuşmadan önce gösterdiği kasılma ve tepkilerdir. Bu tanıma göre kekemelik, kişinin tekrar kekelemeyeyim derken yaptığı şeydir. Kekemeliğin belirtilerinden birini ya da birkaçını esas alarak yapılan tanımlamalar da vardır. Pepemelik, sözcüklerin ilk sözcüklerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluluğu. Dil tutukluluğu, dilin görevi tam olarak yapamaması yüzünden ileri gelen ve sözcükleri açık olarak söyleyememek biçiminde kendini gösteren bir konuşma güçlüğü.

Kekemelik nedir sorusuna yanıt olarak yukarda verilen tanımların çoğunu içeren ve onlara belirtilerin çoğunu ekleyerek yapılan tanımlar da vardır. Bunlar bir araya getirildiğinde şöylesi bir tanım ortaya çıkmaktadır: Kekemelik, kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece, sözcük ya da, cümleciklerin irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemeler ve bazen bunların yanında, birtakım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu bozukluktur.

Kekemeliğin nedenleri konusunda bugün bir birlik ve beraberlik yoktur. Kekemeliğin nedenleri ile ilgili ileri sürülen görüşler oldukça değişiktir ve çoktur. Her görüşü savunan kendisini destekleyecek bazı araştırma sonuçlarını da vermektedir. Bu bakımdan burada, görüşleri olabildiği kadar birleştirerek, kümeler halinde açıklama yolunagidilecektir. Değişik görüşler burada beş alt başlık altında ele alınacaktır.Bunlar kekemeliği:

Yapısal bir problem olarak ele alanlar;

Öğrenilmiş bir davranış olarak kabul edenler;

Kişilik bozukluluğu olduğunu ileri sürenler;

Perseverasyon - direnme ile açıklamaya çalışanlar ve

Bunlar arasında orta ya da karma bir yol tutanların kuramlarıdır.

1. Kekemelik Yapısal Nedenli Bir Poblemdir:

Bu kümedekiler kekemeliği bedensel, fizyolojik ya da nörolojik bir nedene bağlamaya çalışırlar. Bu görüş çok eski çağlardan beri sürüp gelen bir açıklamadır. Kekemeliğin dildeki bir özre, hançeredeki ses bantlarındaki bozukluğa, nörolojik nedene bağlayanlar olmuştur. Beynin sağ ve sol yarı kürelerinden birinde konuşma merkezi başat hale gelmezse, konuşma işi beynin iki yarı küresi arasında sürüncemede kaldığını, bu durumun kekemelik oluşturduğunu söyleyenler, beyin sinirleri ile ses çıkarma organlarını devindiren sinir ve kaslar arasında yeterli uygunluk ve beraberlik olmayışından kaynaklandığını söyleyenler de vardır.

Bu görüşte olanlara göre kekeme olan bireyler aslında kekemeliğe uygun, yatkındırlar. Eğer çevre koşulları kekemeliği önleyecek durumdaysa mesele yoktur. Çocuk kekeme olmadan dönemi geçirir. Fakat çevre koşuları çocuğun bünyesiyle bağdaşırsa kekemelik gelişir.

Kekemelik soy ve özgeçmişleri üzerinde yapılan araştırmaların bulgularını kendi görüşlerini desteklemek için kullanılır bu kümedekiler. Bu konuda yapılan araştırmalara göre kekeme kişilerin soyunda kekeme kişiler vardır. Solaklık kekemeler arasında daha çoktur. Kekemelik ikiz doğum yapan ailelerde ikiz doğum olmayan ailelerden daha fazla görülür. Yine, ikiz doğum kekeme olan ailelerde kekeme olmayan ailelere oranla daha fazladır. Yani ikizler arasında kekemelik daha çok görülür. Kekemelerin dil gelişimleri incelendiğinde "gecikmiş konuşma" problemi görülür. Kekemeler arasında sinir sistemini etkileyecek biçimde uzun süren ateşli hastalık geçirenlerin sayısı oran olarak fazla görülmektedir.

Kısaca, bu görüşte olanlara göre fizik yapı kemeliğe uygun ortam hazırlar. Bu ortam diğer koşullarla birleştiğinde kekemelik gelişir.

Devamı