|
Çocuklarda Davranış
Bozuklukları
Kekemelik,
kişinin tekrar kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece, sözcük ya
da, cümleciklerin irkilme, duraklama, uzatma, patlatma, yinelemeler ve
bazen bunların yanında, birtakım yüz, el, kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle
konuşmanın ritim ve akıcılığında oluşturduğu iletişim bozukluğudur.
Kekemeliğin çoğunluk tarafından kabul edilmiş bir tanımı yoktur. Bazıları
kekemeliği bir ritim bozukluğu olarak kabul ederler. Ritim bozukluluğuna konuşmanın
akıcılığındaki bozukluğu ekleyenler de vardır.
Kekemeliğe sadece ritim ve akıcılık bozukluluğu olarak bakıldığında kekeleyenle
kekelemeyeni ayırmak çok güçtür. Çünkü herkesin kendine özgü bir konuşma ritmi,
akıcılığı ya da gözlenebilir duraklaması, irkilmesi vardır. Gerçi konuşmanın
akıcılığı için radyo, televizyonlarda haberleri sunan spikerlerin konuşması örnek
olarak alınabilir. Spikerlerin haber bültenlerindeki konuşmaları akıcılık
yönünden artı uca konursa, kekemelerinki derece derece eksi uca doğru kayan bir durum
gösterir. Bunun sınırını kestirmek güçtür.
Günlük konuşmada, spikerlerin haber bülteni verirken yaptıkları konuşma
ölçüsünde akıcılık bulmak güçtür. Her gün rastladığımız kişilerin
yaptıkları konuşmalara, radyo ve televizyonlarda yayınlanan röportajlara göz atıp,
kulak kesilirsek akıcılık yönünden farklılar yakalayabiliriz. Ama bu kişilere
kekeme diyemeyiz. Konuşmadaki akıcılığın saptanması istatistiksel bir işlemi
gerektirir. Kekeleyenler de kekelemeyenler de akıcılık yönünden geniş ayrılıklar
gösterir. Bu tanımların kullandığı akıcılık sözcüğüyle ne kastedildiğinin
açıklığa kavuşturulası gerekmektedir. Akıcılığın bozulması demek,
konuşmada; duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalar demek
olacaktır. Bu açıklamadan hareket edildiğinde kekemelik konuşmanın
akıcılığının duraklama, irkilme, uzatma, tekrarlar ve patlayıcı başlamalarla
bozulmasıdır türünden bir tanım ortaya çıkacaktır. Benzer yaklaşımlarla
yapılmış birkaç tanım daha verilebilir.
Kekemelik; tutukluk, bir sözcüğü ya da sesi yineleyerek duraklama, kimi sesleri uzatma
ya da patlama nedeniyle konuşmayı olağan ritim ve akıcılığıyla sürdürememe
durumudur. Veya kekemelik sesli konuşmada sözcüklerin akışının yineleme, takılma,
solunum tutuklukları, kas gerilimi gibi nedenlerle engelleyip, kesintiye uğramasıdır.
Belirtilere dayanmadan yapılan tanımlar da vardır. Kekemelik, konuşmaktan çekinen bir
kişinin konuşmadan önce gösterdiği kasılma ve tepkilerdir. Bu tanıma göre
kekemelik, kişinin tekrar kekelemeyeyim derken yaptığı şeydir. Kekemeliğin
belirtilerinden birini ya da birkaçını esas alarak yapılan tanımlamalar da vardır.
Pepemelik, sözcüklerin ilk sözcüklerini güçlükle söyleyebilme; dil tutukluluğu.
Dil tutukluluğu, dilin görevi tam olarak yapamaması yüzünden ileri gelen ve
sözcükleri açık olarak söyleyememek biçiminde kendini gösteren bir konuşma
güçlüğü.
Kekemelik nedir sorusuna yanıt olarak yukarda verilen tanımların çoğunu içeren ve
onlara belirtilerin çoğunu ekleyerek yapılan tanımlar da vardır. Bunlar bir araya
getirildiğinde şöylesi bir tanım ortaya çıkmaktadır: Kekemelik, kişinin tekrar
kekeleme kaygısıyla konuşma sesi, hece, sözcük ya da, cümleciklerin irkilme,
duraklama, uzatma, patlatma, yinelemeler ve bazen bunların yanında, birtakım yüz, el,
kol ve vücut devinimleri gibi belirtilerle konuşmanın ritim ve akıcılığında
oluşturduğu bozukluktur.
Kekemeliğin
nedenleri konusunda bugün bir birlik ve beraberlik yoktur. Kekemeliğin
nedenleri ile ilgili ileri sürülen görüşler oldukça değişiktir ve çoktur. Her
görüşü savunan kendisini destekleyecek bazı araştırma sonuçlarını da
vermektedir. Bu bakımdan burada, görüşleri olabildiği kadar birleştirerek, kümeler
halinde açıklama yolunagidilecektir. Değişik görüşler burada beş alt başlık
altında ele alınacaktır.Bunlar kekemeliği:
Yapısal bir problem olarak ele
alanlar;
Öğrenilmiş bir davranış olarak
kabul edenler;
Kişilik bozukluluğu olduğunu
ileri sürenler;
Perseverasyon - direnme ile
açıklamaya çalışanlar ve
Bunlar arasında orta ya da karma
bir yol tutanların kuramlarıdır.
1.
Kekemelik Yapısal Nedenli Bir Poblemdir:
Bu kümedekiler kekemeliği
bedensel, fizyolojik ya da nörolojik bir nedene bağlamaya çalışırlar. Bu görüş
çok eski çağlardan beri sürüp gelen bir açıklamadır. Kekemeliğin dildeki bir
özre, hançeredeki ses bantlarındaki bozukluğa, nörolojik nedene bağlayanlar
olmuştur. Beynin sağ ve sol yarı kürelerinden birinde konuşma merkezi başat hale
gelmezse, konuşma işi beynin iki yarı küresi arasında sürüncemede kaldığını, bu
durumun kekemelik oluşturduğunu söyleyenler, beyin sinirleri ile ses çıkarma
organlarını devindiren sinir ve kaslar arasında yeterli uygunluk ve beraberlik
olmayışından kaynaklandığını söyleyenler de vardır.
Bu görüşte olanlara göre kekeme
olan bireyler aslında kekemeliğe uygun, yatkındırlar. Eğer çevre koşulları
kekemeliği önleyecek durumdaysa mesele yoktur. Çocuk kekeme olmadan dönemi geçirir.
Fakat çevre koşuları çocuğun bünyesiyle bağdaşırsa kekemelik gelişir.
Kekemelik soy ve özgeçmişleri
üzerinde yapılan araştırmaların bulgularını kendi görüşlerini desteklemek için
kullanılır bu kümedekiler. Bu konuda yapılan araştırmalara göre kekeme kişilerin
soyunda kekeme kişiler vardır. Solaklık kekemeler arasında daha çoktur. Kekemelik
ikiz doğum yapan ailelerde ikiz doğum olmayan ailelerden daha fazla görülür. Yine,
ikiz doğum kekeme olan ailelerde kekeme olmayan ailelere oranla daha fazladır. Yani
ikizler arasında kekemelik daha çok görülür. Kekemelerin dil gelişimleri
incelendiğinde "gecikmiş konuşma" problemi görülür. Kekemeler arasında
sinir sistemini etkileyecek biçimde uzun süren ateşli hastalık geçirenlerin sayısı
oran olarak fazla görülmektedir.
Kısaca, bu görüşte olanlara
göre fizik yapı kemeliğe uygun ortam hazırlar. Bu ortam diğer koşullarla
birleştiğinde kekemelik gelişir.
Devamı
|