|
Herkes başarılı olmak ister. Doğal olarak
sizin çocuğunuz da başarılı olmak ister. Sınavlar, başarısız olma riski olan
durumlardır. Sınav kaygısının temelinde bu düşünce vardır. Bunun yanında, en
önemli kaygı nedenlerinden birisi de anne-baba ve öğretmen davranışlarıdır.
Çocuğunuzdan beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza ders çalışması konusunda
yaptığınız baskılar, sınavı kazanamayınca ne olacağı konusunda verdiğiniz
olumsuz örnekler, çocuğunuzun kaygı yaşamasına ve başarısız olmasına neden
olabilir.
Normal düzeydeki
kaygı, kişiye istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve
bu enerjiyi kullanarak performansını artırma açısından yardımcı oluyor. Bir
sınava çalışma, konferans veya bir konuşma hazırlamak için yaşanacak orta
düzeydeki kaygı, başarılı sonuç verirken, hiç kaygı yaşanmayan faaliyetlerde işi
elden geldiğince iyi yapmak için kişinin içinde bir istek oluşmadığından, sonuç
genellikle başarısız oluyor.
Anne babanın çok küçük yaştan başlayan
yüksek başarı beklentisi, çocuğun hatalarını düzeltmek için sürekli
eleştirmesi, yargılayıcı kelimeler kullanması, olumsuz sıfatlar takması çocuğun
kendisine olan güvenini azaltır. Çocuk ona atfedilen sıfatları ve
başarısızlıkları içselleştirir. Böylece, göstermiş olduğu çabanın bir anlamı
kalmaz, sadece sonuçla ilgilenir.
Anne baba olarak beklentilerimizi sıfırlamak elbette mümkün değildir.
Ancak beklentilerimizin sınırını, ""neyi nereye kadar isteyeceğiz,
çocuğumuzun sınırları nereye kadar?"" gibi soruları kendimize sorarak, bu
sorulara vereceğimiz cevaplar doğrultusunda belirleyebilmemiz önemlidir. Genellikle
beklentilerimiz çocuğun yapabileceği sınırı aştığı durumlarda çocuk tepkisini
yoğun kaygı duygusuna (özellikle sınav kaygısı) dönüştürerek gösterir.
Ayrıca yoğun kaygı yaşayan çocuklara baktığımızda anne
babalarının da çocukla benzer şekilde yoğun kaygı ve endişe duygusu yaşadıkları
görülmüştür. Çünkü kaygı bulaşır.Bu yüzden öncelikle kendimizi
rahatlatabilmek, gerekirse bir uzmandan bu konuda destek almak önemlidir.
• Sınava hazırlanan çocukları ve ailelerini kaygılandıran en
önemli faktörlerden biri, konuların nasıl yetiştirileceği, eksiklerin nasıl
tamamlanacağı, nelere öncelik verileceği, yapılan çalışmaların yeterli olup
olmayacağı, deneme sınavlarında gösterilen performansın ne olacağı vb. sorular
sonucunda oluşan ""belirsizlik"" duygusudur.
• Çocuğunuzdan
beklediğiniz başarı düzeyi, çocuğunuza ders çalışması konusunda yaptığınız
baskılar, sınavlara çalışırken ""Bu kadar çalışmakla başarılı
olamazsın"" gibi yaptığınız olumsuz yorumlar çocuğunuzun kaygısını
arttırır.
• ""Acaba sınıfımı geçebilecek miyim?"",
""Gelecekte nasıl bir yaşantım olacak?"" vb. sorular sonucu oluşan
""gelecek kaygısı"" ise kaygıyı tetikleyen diğer bir önemli
faktördür.
• Çocuğunuzun elde ettiği ya da elde edemediği başarıyı tüm
geleceğini belirleyecek, tek etmen olarak görüyor olması kaygıyı arttırır.
• Kaygı düzeyini yükselten diğer bir etken, çocuk ve ailenin
sınava ilişkin ürettikleri olumsuz düşünceler, sınavdan önce sınavın sonucuna
ilişkin olumsuz tahmin yürütmeler, karşılaşılan herhangi bir güçlükten sonra
sınavın başarılı geçmeyeceğine yönelik atıfta bulunmalarıdır.
• Sınavın çocuk ve ailesi tarafından bir kişilik ölçümü olarak
görülmesi, başkaları ile kıyaslama, sınavda yeterli başarı elde edilmezse
""başkaları ne düşünür?"", ""ya rezil
olursak?"" vb. anlamlar yüklenmesi kaygıyı yaratır.
• Daha önce de üzerinde durduğumuz gibi çocuğun yeterince
hazırlanmadığını bilerek sınava girmesi kaygı düzeyini yükseltecektir.
• Mükemmeliyetçi, rekabetçi kişilik yapısı kaygıyı arttırır.
• Öğrencinin başarılı olmayı hedeflerken, gösterdiği çabayı
yeterli bulmaması ve kendine güvenmemesi kaygı yaratır. |