Tek Çocuğa Dengeli Bir Sevgi
Verilmeli...
Tek çocuk aynı
zamanda ilk çocuktur. İlk çocukta eşler hem sevinçli, heyecanlı
hem de tedirgindir. Henüz çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgili
pek fazla şey de bilmemektedirler. Sık sık “acaba çocuğuma iyi
bakabiliyor muyum?” veya “iyi eğitebiliyor muyum?” kaygısı içine
girer, bu nedenle de ilk çocuğun üstüne çok fazla düşerler.
Dolayısıyla tek çocuk hem çok sevilir, hem de sıkı bir gözetim
altındadır. Çok fazla korunup, sakınılır. Anne babanın hatalı
davranışları, tek çocuğun problemli davranışlar göstermesine
neden olabilir.
“Tek Çocuk”
Olmak, Çocuğun İleriki Yaşantısını Nasıl Etkiler?
Tek çocuk
olmak, çocuğun tüm kişilik özelliklerini etkiler. Bu etki de tüm
bir yaşam boyu okulda, arkadaşlık ilişkilerinde, çalışma
hayatında, eş olarak üstlendiği rollerde sürüp gider. Örneğin
tek çocuk olarak ilgi ve sevgi hep onların üstünde olduğundan ve
tüm istekleri gerçekleştiğinden bencil ve kıskançtırlar.
Bütün
ilişkilerinde bu ilgi ve sevgiyi herkesten beklerler.
Olmadığında ise hayal kırıklığı yaşarlar ve içe kapanırlar. Her
isteklerine kolayca ulaştıkları için doyumsuz bir kişilik
yapısına sahip olurlar. Bu nedenle zor mutlu olurlar,
mutlulukları kısa sürelidir. Her şeyden çabuk sıkılıp bıkarlar.
Paylaşmayı bilmezler. Dolayısıyla arkadaşlık ilişkilerinde pek
başarılı olamazlar. Genellikle anne tarafından korunup
kollandıkları için de hep annenin desteğine ihtiyaç duyarlar.
Bu
nedenle sosyal ilişkilerinde hep güçsüzlük yaşarlar.
Başkalarının ilgi ve isteklerinin de olabileceğinin pek farkında
değildirler. İnatçı, şımarık, narsist, alıngan özellikleri
olduğundan ve eleştiriye de çok fazla tahammül edemedikleri için
iş hayatında uyum sorunları yaşar, bu nedenle de sık sık iş
değiştirirler. Her olayı rasyonalize ederek kendilerini haklı
çıkarırlar. Tek çocuklar, özellikle karşı cinsle ilişkilerinde
de sorun yaşarlar. Paylaşmama, kendini beğenme, aşırı
alınganlık, kıskançlık, mutsuzluk, kendini üstün görme, karşı
cinsle olan ilişkilerinde de en çok yaşadıkları problemlerdir.
Ya Bir Kardeş
Gelirse...
Tek çocuk
olarak yaşamaya alışmış bir çocuk bir süre sonra bir kardeşe
sahip olursa, bu çocuğun bu durumda olumsuz yaşayabileceği tek
şey kıskançlıktır. Çünkü artık kendi saltanatı bitmiş, tahta
ikinci bir ortak gelmiş, ilgi ve sevgide azalma olmuştur.
Artık
herkes bu yani kardeşe daha fazla ilgi göstermektedir. Bu
durumda Uzman Pedagog Eda Yelkenci, çocuğun bu duruma anne baba
tarafından çok özenli bir şekilde hazırlanması gerektiğini
belirterek, kardeş olduktan sonra da ilk çocuğa, ikinci çocuğun
bakımı ve eğitimi ile ilgili sorumluluk vermenin, fikrini
almanın, yardım istemenin ve onunla paylaşmanın, olumsuz
duyguların daha kolay atlatılmasına yardımcı olacağını söylüyor;
“İkinci çocuğun ilk çocuk için olumlu yönü o kadar çoktur ki bu
durum olumsuz duyguların kısa sürede geçmesine yol açabilir. Her
şeyden önce ikinci çocuk, tek çocuk için paylaşabilmeyi, kendi
grubunda ilişki kurabilmeyi öğrenebileceği bir varlıktır.
Anne
babanın aşırı ilgisi, sevgisi, kontrolü, beklenti düzeyi,
kaygısı da ikinci çocuğa yöneldiğinde, tek çocuk biraz daha
rahatlar. Artık tek çocuğun da yardım edebileceği, kendisine
ihtiyaç duyulan birisi vardır. Özellikle anne babanın tek
çocuktan beklediği, her konuda mükemmel olma, iyi, örnek çocuk
olma beklentisi tek çocuk üzerinde öyle bir baskı yapar ki çocuk
yaşından önce olgunlaşma, anne baba gibi mükemmel olma becerisi
içine girer.
Bu da onun sık sık yetersizlik duygusu yaşamasına
ve içe çekilmesine yol açarken, ikinci kardeşin gelmesiyle, hem
kendisinden daha yetersiz birinin olması hem de anne babanın
ilgisinin bir kısmının kardeşe yönelmesi, onu çok rahatlatır.
Başlangıçta sevgi ve ilgiyi kaybetme korkusu, yerini dengeli
sevgi ve ilgi beklentisine bırakır.
Tek ve mutlu
bir çocuğa sahip olmak için ailelere öneriler ;
1-Tek çocuğa,
gelişimini kısıtlamayan, onda baskı yaratmayan, onu mutsuz ve
huzursuz etmeyen, dengeli bir sevgi verilmelidir.
2-Koruyuculuk ve
kollayıcılık azaltılmalı, sorunları tek başına ve arkadaşlarıyla
birlikte çözmeye yönlendirilmelidir.
3-Ailenin
çocuktan beklediği beklenti düzeyi azaltılmalıdır.
4-Onun normal bir
çocuk olduğu kabul edilip gelişimine uygun eğitim verilmeli,
gelişimine uygun davranışlar beklenmelidir. Zamanından önce veya
aşırı verilen uyarım çocuğu yorar ve motivasyonunu düşürür.
5-Her davranışı
ve hareketi aşırı beğenilip onaylanmamalıdır. Her istediği
yapılmamalıdır.
6-Mutlaka kendi
yaşıtlarının olduğu ana okullarına gönderilip, arkadaş
gruplarına girmesi sağlanmalıdır.