Sınava hazırlık sürecini planlı
ve verimli değerlendiren öğrenciler doğal olarak amaçlarına ulaşacaklardır.
Dileğimiz hepinizin beklentilerinin gerçekleşmesidir. Uzun yıllar boyunca
yapılan gözlemler başarısızlığın en önemli nedenlerinden birinin planlı ve
düzenli çalışma alışkanlığının eksikliği olduğunu göstermektedir. Bir konuyu
öğrenmek ve bilgilerinizi kalıcı hale getirmek ancak bol soru çözmek, tekrar yapmak
ye planlı çalışmakla mümkün olacaktır.
Öğrenme Nedir?
Öğrenme, kişinin öğrenme yaşantısı
sonucu davranışlarında meydana gelen kalıcı izli davranış değişikliğidir.
Tanımdan da anlaşılacağı gibi öğrenmede "davranış değişikliği"
vardır. Çalışma sonucunda davranış değişikliği gözlemlenmiyorsa öğrenme
gerçekleşmemiş demektir. Öğrenme olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de
olabilir. Önemli olan öğrenilen bilgiler arasında bağlantı kurabilmektir.
Öğrenmede "tekrar ve yaşantı"
önemli bir rol oynamaktadır. Bireyin öğrenmesini sağlayan kişisel ve çevresel
etkenler vardır. Kişisel etkenler yaş, zeka ve genel uyarılmışlık halidir. Zeka ne
kadar yüksekse öğrenme o kadar hızlı olur. Düzenli ve bilinçli yapılan tekrarlar
ise öğrenmede kalıcılığı sağlar.
Hedefe Ulaşmada Amaç ve Öncelik Belirleme
Etrafınıza dikkatlice baktığınızda,
başarılı kişilerin ne yapmak istediğini bilen, hedefini önceden belirleyen ve
başaracağına inanan kişiler olduğunu görürsünüz.
Bir şeyi elde etme sürecinde ne istediğini
belirlemek yani amaçları oluşturmak ilk adımdır. Amaçları önceden belirleme,
kişide ulaşılması gereken bir nokta düşüncesini belirler. Kişi o amaca ulaşmak
için çalışır. Kısaca amaç belirleme, çalışmak için itici bir güçtür;
çünkü istenilen, varılması gereken bir nokta vardır. Bu noktaya ulaşmaksa ancak
çalışmakla olacaktır. O zaman yapılacak iş vakit kaybetmeden çalışmaya
başlamaktır. Şu anda biz de hayatımızın en önemli süreçlerinden birine adım
atıyoruz. Hedefimize ulaşmamız bu süreci nasıl değerlendireceğimize bağlıdır.
İnsan bir şeyi gerçekten istemeye
görsün, hiç bir şey aşılmayacak kadar yüksek değildir.
Hedefe Giden Yolda Etkin Zaman
Kullanımı
Nasıl
Bakarsan Öyle Görürsün!
Fransa'da, ağır işçilerin işleri
hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli,
bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar: "Ne
yapıyorsun?"
"Nesin sen, kör mü!" diye
öfkeyle bağırır işçi, "Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle
kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan
ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş, ölümden beter."
Görevli hızla oradan uzaklaşır ve
çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar: "Ne yapıyorsun?"
İşçi cevap verir:
"Kayaları mimari plana uygun şekilde
yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır
ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli sonuçta bir
işim var. Daha kötü de olabilirdi."
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü
işçiye doğru ilerler. "Ne yapıyorsun?" diye sorar. "Görmüyor
musun," der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak, "bir katedral
yapıyorum."
Bu hikayenin enteresan tarafı her üç
işçinin de aynı işi yapıyor olmaları. Görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza
bağlıdır. Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi! Güllerin dikeni mi
vardır, dikenli dalların gülleri mi! Bardağın yarısı boş mudur, yarısı dolu mu!
Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklükte mi! Seçim size ait.
Hedefe Ulaşmada Başaracağına
İnanmak
Hepimiz hayatımızda yapmış olduğumuz
işlerin başarıyla tamamlanmasını isteriz. Kim bir işin başarısızlıkla
sonuçlanmasını isteyebilir ki? Özellikle de sonuçlanmasını istediğimiz durum
ÖSS/OKS gibi bizim için, ailemiz ve çevremiz için bu denli önem taşıyorsa!
ÖSS/OKS sadece başarılı olmak için
hazırlandığımız bir sınav değildir. ÖSS/OKS aynı zamanda gelecekteki yaşam
standartlarımızı da belirleyen bir ara aşamadır. Aslında bu ara aşamayı iyi
sonuçlandırarak tüm hayatımızda başarılı olmayı da belirliyoruz. Tabi ki bunlara
ulaşabilmek için de başarıyı "hedef" olarak belirlememiz ve buna gerçekten
inanmamız gerekiyor. Bazen içimizden bir ses bize bunu yapamayacağımızı fısıldar.
Bunu duyduğumuzda, hissettiğimizde etkilenebiliriz. Önemli olan bu etkiyi her zaman
pozitif yöne çevirmek, hedefimize ulaşmakta araç olarak kullanmaktır.
Olumsuz ifade ya da durum ne olursa olsun;
başarılı bir insan olarak bunları değerlendirip hedefe ulaşmak için alternatifler
üretmeliyiz. Çünkü başarı için gerekli güç içinizde, o fısıldayan sesin hemen
yanı başındadır. Bu gücü harekete geçirmek ise tabi ki sizin elinizde. Kendinize
hedefinize ulaşmayı ne kadar istediğinizi sorun. "ÇOK" değil mi? Öyleyse
şu egzersizi ses tonunuzu her defasında daha da yükselterek tekrarlayın:
BAŞARACAĞIM!
BAŞARACAĞIM!
İçinizdeki gücü hissediyorsunuz değil
mi? Tabi ki başarıya ulaşmak sadece bu güçle ve inanmakla olmayacaktır. Bunlar bizim
başarıya doğru yürümemizi, adımlarımızı atmamızı sağlayan öğelerdir.
Başarıya ulaşmak için hedefe doğru yılmadan, vazgeçmeden yürümemiz adım atmamız
gerekecektir. Her adımda, her soruda, her nette hedefimize daha da yaklaşırız.
Unutmayın, mermeri delen de suyun gücü değil, sürekliliğidir. Bu yüzden hedefe
doğru yürürken "süreklilik" esastır.
Hedefe
Ulaşmada Planlı Çalışmak
Eğer siz de "derslerimi
yetiştiremiyorum, okul dersleri ile ÖSS/OKS'ye hazırlık bir arada gitmiyor, zaten
yazılılar da üst üste geldi, yetişemiyoruuum!!!" diyorsanız, plansız
çalışıyorsunuz demektir.
Peki
böyle bir sorunu nasıl çözümleyebiliriz? Tabi ki plan yaparak!
Plan,
yapılacak işlerin belli bir süre ve düzene sokulmasıdır.Yani hangi derse ne zaman ve
ne kadar çalışacağınızı belirlemektir.
Hedefe
Ulaşmada Planlı Çalışmayı Engelleyen Etmenler
Bu
kadar çalışma yeter.
Ben yapamam ki!
Bugün çok yorgunum
Benim çalışmaya ihtiyacım yok.
Bu konu çok zor.
Bu konular hayatta lazım olmaz.
Bugün zamanım yok.
Yukarıdaki
cümlelerden bazıları ya da hepsi sizin de sık sık kullandıklarınız arasındaysa
artık plan yapmaya başlamalısınız demektir! İşte size plan yapmanın bazı püf
noktaları:
Evinize
gittiğinizde kendinize belirli bir zaman dilimi ayırın ve bu süre içerisinde
dinlenin. Günlük ders çalışma programı hazırlayın ve hazırlarken şunlara dikkat
edin:
Verimli
olarak ders çalışabileceğiniz zaman dilimini ve çalışacağınız dersleri
belirleyin. Zorlandığınız derslerden çalışmaya başlayın, konsantrasyonunuz daha
yüksek olduğundan algılamanızı kolaylaştıracaktır. Çalışırken ders
sıralamasının bir sözel bir sayısal olmasına dikkat edin. Böylece beyninizin
sözel ve sayısal alanları eşit şekilde çalıştığından daha yüksek verim
alacaksınız. Ders çalışırken her 45 dakikada bir 5 dakikalık kontrol tekrarı yapm,
10 dakika dinlenin. 10 dakikalık molalar sırasında zihninizi dinlendirecek
faaliyetlerde bulunun ancak televizyondan uzak durun. Çünkü televizyonu açmak,
için çok küçük bir enerji yeterlidir ancak kapatmak gerçek bir mücadeleyi
gerektirir.
Hedefe Ulaşmada Çalışmaya
Başlamak ve Sürdürmek
Dikkatin dağılması sebebiyle çalışma
veriminin düşmesi hem ders başında geçen sürenin uzamasına hem de size keyif veren
ve dinlenmenizi sağlayan etkinliklere daha az zaman ayırmanıza yol açar. Diğer
taraftan dinlendirici etkinliklere zaman ayıramamak da başarının düşmesine neden
olur. Bu durumda zihnimizi dağıtacak etkenlerin ne olduğunu bilmeli ve onları ortadan
kaldırmaya çalışmalıyız. Zihnin dağılmasına yol açan iç sebepler hayal kurmak
ve endişelere kapılmaktır. Ders çalışırken hayal kurduğunuzu fark ettiğinizde bir
an durup ne yapmakta olduğunuzu ve hedefinizi düşünün. Ders çalışırken
kurduğunuz hayal hedefinize ulaşmada size ne kadar yardımcı olabilir? ÖSS/OKS'ye
hazırlanırken ders çalışmanın yanında kendinize de zaman ayırmalısınız. Önemli
olan ders çalışma süresi içinde yalnızca ders çalışmak, eğlence zamanlarında da
yalnızca eğlenmektir. Yani yaptığımız etkinliğin planlanan zaman dilimi içinde
hakkını vermektir. ÖSS/OKS ye hazırlanırken duyulan bazı endişeler de zihnin
dağılmasına yol açar.
Kazanabilecek miyim?
Başarılı olamazsam ailemin yüzüne nasıl
bakacağım?
Deneme sınavlarındaki kadar yüksek netler
yapamayacağım!
Ben arkadaşlarım kadar hazırlanmadım,
onlar kazanacak ben kazanamayacağım!
Sanırım kazanamayacağım!
Bu sınava bir kez daha hazırlanamam!
Zaman çok azaldı, çalışacak çok konu
var, hayatta yetişmeyecek!
ÖSS/OKS sürecinde öğrencilerin kimi zaman
kendilerini sorgulamaları normaldir. Önemli olan bunları endişe boyutuna getirmemek,
bu tür düşüncelerin zihninizi dağıtmasına engel olmaktır. Motivasyonunuzun
düştüğünü hissettiğiniz an geleceğinize ve üniversiteye yönelik hayaller kurun.
Şu an çalıştığınız konuların sizi hedefinize yaklaştıran bir basamak olduğunu
düşünün. Böylece ders çalışmak sizin için daha anlamlı bir hale gelecektir.
Hedefe
Ulaşmayı Engelleyen Çevresel Etkenler
Çalışma Odası ve Masası:
Ders çalışma etkinlikleri mümkünse hep
aynı ortamda yapılmalıdır. Bu sayede ortam öğrenmeyi tetikleyici bir iç disiplin
sağlayacaktır. Masanızdaki dağınıklık dikkatinizin dağılmasına neden olacaktır.
Mümkün olduğu kadar düzenli ve iyi ışık alan bir masada çalışın. Çalışma
ortamınız sade olmalı poster afiş gibi dikkati dağıtacak unsurlardan
arındırılmalıdır. Odanızı sık sık havalandırın, çünkü havadaki oksijenin
azalması gerginliğe yol açar ve bu durum baş ağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren
bir çok etkenin doğmasına neden olur.
Yatarak ders çalışma:
Dikkat dağınıklığına neden olur. Ne
kadar iyi niyetli olursa olsun ders kitabını alıp şöyle uzanarak çalışmak
istemenin tek sonucu vardır: uykuya dalmak veya çalışamayacak kadar gevşemek..
Çünkü uyku ve uyanıklığı sağlayan anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas
geriliminin belirli bir düzeyde olması uyanıklığı sağlar. Eğer kas gerilimi
belirli bir düzeyin altına düşerse beyin sapına gönderilen mesajlar ile uykuyu
başlatan maddeler salgılanmaya başlar böylece öğrenmeyi sağlayan dikkatin ön
şartı olan uyanıklık bozulmuş olur.
Müzikle ders çalışma:
Araştırmalara göre insan beyni aynı anda
birden fazla uyarıcıyı alabilir ancak dikkatini bir tek noktada odaklayabilir. Bu
sebeple insanın hem müzik dinleyip hem de ders çalışması olanaksızdır! İnsan ya
müzik dinler ya ders çalışır. Bizim önerimiz ders çalışırken müzik dinlememeniz
müziği planlarınızı gerçekleştirdikten sonra ödül olarak kullanmanızdır.
Telefon:
Çalışırken aklınıza gelen bir şeyi
söylemek veya dersle ilgili bir soruyu yöneltmek için telefon başına gitmek çok sık
rastlanılan bir durumdur. Bizim tavsiyemiz ders çalışma seansını tamamlamadan
kimseyi aramamanızdır.
Hedefe Ulaşmada Dikkat Toplama
Yolları
Verimli ders çalışma için gerekli temel
niteliklerden biri de konsantrasyonu sağlamaktır. Ders çalışırken dikkatimizi
çalıştığımız konu üzerine yoğunlaştırmalı, bütün enerjimizi
çalıştığımız konuya vererek ders çalışmayı öğrenmeliyiz. Konsantrasyon,
dikkatin aynı noktaya toplanması, tüm öğrenme mekanizmalarının aynı noktaya
yönlendirilmesi, bütün alıcıların öğrenmeye hazır hale getirilerek algının en
yüksek performansına ulaşması olduğu için, bu şekilde yapılan bir çalışma çok
verimli olacaktır.
Ders
çalışırken şu ve benzeri nedenler dikkatinizi dağıtabilir:
1.
Duygusal sorunlar
2.
Fizyolojik rahatsızlıklar
3.
Önemsiz ayrıntılara takılma
4.
Öğrenilecek bilgilerin zor ve karmaşık olması
5.
Çalışma ortamınızın uygun olmaması
6.
Önemsiz bazı sorunların zihninizi oyalaması
Plansız ve düzensiz çalışma
Önemli olan dikkatimizin dağıldığının
farkına varıp zihnimizi tekrar çalıştığımız konu üzerine
yoğunlaştırabilmektir. Bunun için de aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz.
Çalışmaya başlamadan önce, kendinize çalışma sonunda gerçekleştireceğiniz bir
hedef belirleyin. Çalışılan konuya ilgi ne kadar yüksekse öğrenme o kadar kalıcı
olur, bu nedenle yapacağınız çalışmayı sevin. Çalışmalarınızda daha önce
hazırlamış olduğunuz plana mutlaka uyun.
Bir konuyu çalışırken okuyun, yazın,
anlatın kısacası birden fazla öğrenme etkinliği kullanın. Çalışmaya
başlamadan önce iyice dinlenin ve mümkünse planlanan saatler içinde çalışma
masanızdan kalkmayın. Başarısızlık korkusunu yenmenin yolu kendine güvenmektir.
Kendinize güvenin ve yeterince çalıştığınız takdirde bu sınavı
başaracağınızı unutmayın.
Hedefe Ulaşmada Tekrarın Önemi
Nasıl Tekrar Yapmalıyız?
Belli bir süre sonunda öğrenilen bilgiler
unutulur bu gayet doğaldır. Ancak ÖSS gibi hazırlık aşaması uzun bir süreçte
gerçekleşen sınavlarda yapılan periyodik ve bilinçli tekrarlar unutmayı minimal
düzeye indirir. Araştırmalar göstermistir ki:
45 dakikalık çalışma sonunda yapılan 5
dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin 1 gün, 1 günlük çalışma sonrasında
yapılan 10 dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin 1 hafta ,1 haftalık çalışma
sonunda yapılan 20 dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin 1 ay ,1 aylık çalışma
sonunda yapılan 30 dakikalık tekrarlar öğrenilen bilgilerin uzun süreli
HAFIZADA KALMASINI SAĞLAR!
Yukarıdaki
bilgilerden de anlayacağımız gibi sistemli tekrarlar öğrenme, kavrama ve hatırlama
konularında birikim sağlar.
Öğrenilen
bilginin hatırlanmasını kolaylaştırmak için:
Düzenli
tekrar yapın.
Gerekli-gereksiz
her şeyi öğrenmek yerine işinize yarayacak bilgileri öğrenin.
Öğrenmeniz
bir amaca yönelik olsun.
Öğrenmeye
karşı istek duyun.
Somut
kavramların soyut kavramlara göre daha kolay öğrenildiğini unutmayın.
Öğrendiğiniz bir formülü, ilkeyi soruların çözümünde kullanarak
somutlaştırın. Öğrendiğiniz konular arasında bağlantı kurun, birbiriyle
ilişkilendirilen konular belleğe daha kolay aktarılır ve hatırlanır.
Öğrenirken
alacağınız küçük notlar hatırlamanızı kolaylaştırır.
Bilgiyi
ezberlemeyin, yorumlamaya çalışın.
İSOAT
Etkin okuma olarak tanımlayabileceğimiz
İSOAT yöntemi 5 adımda gerçekleşir. Bir bilginin öğrenilmesi kadar uzun süreli
hafızada saklanabilmesi de önemlidir. Hafızada tutabilmek de düzenli tekrarlar ve
öğrenilen bilgiyi anlamlı hale getirmekle mümkün olacaktır. İSOAT öğrencinin
aktif olarak öğrenmesini sağlaması, beyninde soru işaretleri yaratıp cevaplarını
bulmaya yönlendirmesi, öğrenilen bilgiyi kullanmasını ve düzenli tekrar yapmasını
sağladığı için öğrenme etkinliklerinde kullanılması gereken çok önemli bir
yöntemdir. Şimdi bu yöntemin adımlarını tek tek inceleyelim.
Bu adımda yapılması gereken 5 dakikalık
bir süre içerisinde konunun ana hatlarını okumak, göz gezdirmektir. Burada önemli
olan konunun tamamını değil, başlıklarını, altı çizilen ya da koyu yazılan
cümleleri, ana hatları ile okumak resim ya da şemaları gözden geçirmektir.
Bu adımda izle basamağında yaptığınız
hızlı okuma verilerine dayanarak konuyla ilgili soru oluşturmak temel amaçtır.
Anlatılan ya da okunan bir konuyu anlayabilmek için aklınızda sorular oluşturmanız
gerekir. Eğer okuduğunuz metne ilişkin aklınıza soru işaretleri oluşmadıysa
yeterince anlayamamışsınız demektir. Bu durumda l.adım olan "izle"
basamağına geri dönmelisiniz. Konu başlıkları, benzerlik ve farklılıklar ve konuda
geçen tanımlar muhtemel sınav sorularıdır, bu soruları bir kağıda not almanız
yerinde olacaktır. Bu adım yaklaşık 5 dakika sürmelidir.
Bu adımda bir önceki "sor"
basamağında çıkarmış olduğunuz soruların cevaplarını bulmalı ve bir kağıda
not almalısınız. Okumuş olduğunuz konudaki ana fikirlerin, işaret kelimelerin
dikkatinizi daha çok çekebilmesi için altını çizin ya da yanlarına bir işaret
koyun (küçük bir yıldız, ünlem vb.). Sonuç olarak, her zaman, özetle vb.
kelimelerin ardından önemli bir açıklama geleceğini unutmayın. Bu adım
çalıştığınız konunun içeriğine göre yaklaşık 20 dakika sürmelidir.
Bu adımda önünüzdeki metne bakmadan
"sor" basamağında çıkardığınız sorular ve "oku" basamağında
aldığınız notlara dayanarak konuyu sanki karşınızda sizi dinleyen birileri varmış
gibi yüksek sesle anlatın. Öğrenilen bilgilerin yarısından çoğunun ilk bir saatte
unutulduğunu göz önüne alırsak "anlat" basamağındaki tekrar, öğrenmenin
kalıcı olması için büyük önem taşımaktadır. Bu adımda önünüzdeki kitabı ve
aldığınız notları kaldırıp konuyu kendi kendinize anlatmaya çalışın. Unutmayın
ki yeterince öğrenmediğiniz bilgileri anlatmanız mümkün değildir. Bu nedenle
yapılan tekrarlar varsa, eksiklerinizi görmek ve tamamlamak açısından oldukça
önemlidir.
Hedefe Ulaşmak İçin Olumsuz
Düşüncelerden Uzaklaşın
ÖSS/OKS'yi kendiniz için bir "olmazsa
olmaz" haline getirmek sınav hakkında olumsuz düşüncelere kapılmanıza neden
olacaktır. Bu tür düşünceler kendinize olan saygınızı kaybetmenize ve kendinizi
değersiz görmenize yol açabilir. Bunun yerine sınavı kazanmanın tek seçeneğiniz ve
son şansınız olmadığını kedinize kabul ettirin, doğru olan da budur. Geçmişteki
başarısızlıklarınızı değil, başarılarınızı düşünün. Bu size itici bir
güç sağlayacaktır. Kendinize güvenin ama bunun için nedenleriniz olması
gerektiğini unutmayın!
Başarısızlıklarmıza hayıflanmak yerine
nedenlerini bulmaya çalışın. Aynı nedenlerin yeni başarısızlıklara yol açmasına
izin vermeyin. Sınav başarınızla kişilik değerinizi eş görmeyin. Unutmayın ki
sınavlarda uygulanan kişilik testleri değil, bilgi ve başarı testleridir. OKS / ÖSS
ciddi bir hazırlık gerektiren, zaman zaman stresi de beraberinde getirebilecek bir
süreçtir. Bazen enerjinizin tükendiğini hissedebilirsiniz. Böyle durumlarda paniğe
kapılmayın, çünkü panik sadece öğrenmenizi engeller. Kendinize bu tür endişelerin
sadece zaman kaybı olduğunu tekrarlayın ve ders çalışmaya devam edin. |